Kanser Farkındalığınızı Arttırın - Sağlık Kenti Blog - Kent Sağlık Grubu | 0 850 222 53 68
Yükleniyor..
Kanser Farkındalığınızı Arttırın
Kanser Farkındalığınızı Arttırın
Kanser farkındalığının ne kadar önemli bir bilinç olduğu aşikar. Özellikle belli bir yakınması olan kişilerin şikayetlerinin sürekli bir hal alması durumunda mutlaka doktora başvurmaları oldukça önemlidir. Ayrıca, genetik yatkınlığa sahip bir aile geçmişi olan kişilerin kanser konusunda daha dikkatli olması gerekmektedir. Örneğin, ailesinde kalınbağırsak kanseri görülen bir kişi belli bir yaştan sonra mutlaka düzenli kontrol yaptırmalıdır. Bu durum; meme ve prostat kanserleri başta olmak üzere, diğer kanser türleri için de alınabilinecek en önemli önlemdir.
Yayım Tarihi : 05 Nisan 2016 | Kategori : Sağlık Haberleri

Kanserden korunmak için yaşam tarzına da oldukça dikkat edilmelidir. Her şeyden önce sigaradan uzak durulmalıdır. Fazla kilo ile kanser ilişkisi bilindiğinden, kilo almamak için beslenmeye dikkat edilmelidir. Ayrıca düzenli spor alışkanlıklarının kazanılması, en azından her gün yarım saatlik yapılan yürüyüşler kanserden uzak tutabilecek etkenlerdedir.


Günümüz koşullarında çevremiz kanserojen ve kimyasal maddelerle çevrili durumda. Mümkün olduğunca sağlıklı ve doğru beslenerek; sebze ve meyveyi mevsiminde tüketerek bu riskleri en aza indirgemeye çaba gösterilmelidir.


Tüm bu uyarılar, hemen hemen her gün doktorlar tarafından yapılan bu uyarılar toplum tarafından bilinmekte ancak uygulama ve benimseme konusunda da aynı tutarlılığı göstermek gerekmektedir.


Düzenli Kontrol ve Erken Teşhis

Kanseri erken evrede tespit etmek; çok az semptom verdiğinde hatta semptom vermeden bunu yapabilmek, bazı vakalarda, ancak tarama programlarıylamümkündür. Örneğin; serviks kanseri (rahim ağzı kanseri), tarama programlarının başarılı olduğu bir hastalıktır. Lokalize kaldığında 5 yıllık sağkalım oranı %90 iken bu durum hastalık yayıldığında maalesef %15’lerin altına geriliyor. Uluslararası otoriteler, doğurganlık çağındaki kadınlar için serviks kanserini taramasının önemine dikkat çekmektedir. Meme kanseri için ise, mamografiyle tarama yapıldığında kanserden ölüm riski %16 oranındaazaltılabilinmektedir. Kolorektal kanserler için de 50 yaş üstü kişilerin tarama yaptırması önerilmektedir.


Bazı kanser tipleri ise tarama ile tespit edilememektedir. Ancak bulgularla veya tesadüfi ya da şüpheli durumlarda uzman doktorlar ipuçlarının üzerinden giderek sonuca ulaşabilmektedirler.

Sağlıklı Beslenme

Çeşitli araştırmalar her 100 kanser vakasından 9’unun diyet değişiklikleri ile önlenebileceğini ileri sürmektedir. Yine farklı çalışmalar da sağlıklı vücut kilomuzu koruyarak her 100 kanser teşhisinin 5’inin engellenebileceğini göstermektedir.


Beslenmenin ve özellikle yağdan zengin beslenmenin deney hayvanlarında meme kanseri oluşturduğu uzun zamandan beri bilinmektedir. ABD’de yapılan çalışmalarda meme kanseri görülen kadınların %50’sinden fazlasının yağdan zengin gıdalarla beslendiği ve aynı zamanda da beslenme türüne bağlı olarak fazla kilolu oldukları bildirilmiştir. İspanya’da yapılan bir çalışmada ise, zeytinyağı ile beslenen kişilerde meme kanseri görülme oranının diğerlerine göre daha düşük olduğu gösterilmiştir. Bu ve bezer çalışmalardan yola çıkarak Akdeniz tipi beslenme alışkanlıklarının kanserden uzak bir yaşamı desteklediği belirtilebilir.


Ayrıca bol lifli gıdalarla beslenme de kanser riskini azaltıcı bir etkendir. Çünkü bol posalı gıdalar, dışarıdan alınan östrojenin emilmeden atılımını kolaylaştırmaktadır. Bol kalorili diyetle beslenen ve fazla kilolu kadınlarda, özellikle menopoz döneminde, meme kanseri riskinin arttığı da istatistiksel çalışmalarla ispatlanmıştır.

Bir başka gıdasal risk faktörü de A ve C vitamini ile selenyum gibi antioksidan gıdalardan fakir beslenmedir. Alkol kullanımı günde 12 gramdan fazla alkol alan kadınlarda meme kanseri riski 1.2, 24 gram alkol alanlarda ise 1.7 kat artmaktadır. Özellikle menopozdaki kadınlarda alkol kullanımı yukarıda belirtilen rakamlardan daha fazla meme kanseri riskini yükseltmektedir.


Yaşam Tarzı

Sigaradan uzak durarak, kişi hem kendini hem de sevdiklerini kanserden koruyabilmektedir. Bunun dışında yüksek gerilim hatlarına yakın yerlerde yaşayan kişiler elektromanyetik alandan etkilenebilir ve lenf kanseri ya da kan kanserine yakalanabilir. Bu yüzden yaşam alanlarının yüksek gerilim hatlarının civarında bulunmamasına dikkat edilmelidir. Ayrıca sürekli radyasyon maruziyeti kanser; beyin ya da tükrük bezi tümörlerine, lösemi veya lenfoma gibi hastalıklara sebebiyet vermektedir.


Kanser üzerinde önemle durulması gereken, tedavi sürecinin titizlikle yönetilmesi gereken bir hastalıktır. Erken tanı ile tedavi oranı oldukça yüksektir. Sadece düzenli kontrolleri ihmal etmeyerek, dengeli yaşayarak ve sağlıklı beslenerek kansere karşı önlemler alınabilir.