Yaşasın Menopoz ve Büyükanneler - Sağlık Kenti Blog - Kent Sağlık Grubu | 0 850 222 53 68
Yükleniyor..
Yaşasın Menopoz ve Büyükanneler
Yaşasın Menopoz ve Büyükanneler
Büyükannelik birbirimize sosyal olarak daha bağımlı ve herkesin hassasiyetine daha saygılı olmamızı da sağlamaktadır. Bilim insanları bu konuda biraz daha ileriye gitmekte ve büyükannelikle birlikte oluşan sosyal ilişkililerin beyin boyutunun artmasına ve insanların diğer kişisel özelliklerinin gelişmesine de katıda bulunduğunu düşünmektedir.
Yayım Tarihi : 25 Eylül 2019 | Kategori : Sağlık Haberleri

Çok iyi bilindiği gibi menopoz kadınların doğurganlık işlevinin sonra ermesi anlamına gelir ve bundan sonraki döneme de postmenopozal dönem adı verilir.

Menopoz aslında tamamen fizyolojik bir süreç olmakla birlikte günümüzde neredeyse tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak algılanıyor. Oysa nasıl ki hiçbirimiz ergenliğe girmeyi bir hastalık olarak görmüyor ve gerekeni yapıyoruz, aslında menopoz da öyle.

Doğurganlığın kesin bir şekilde sona ermesi ya da başka bir deyişle menopoz neredeyse sadece insan türünde mevcut ve insanlığın gelişiminde yeri doldurulamaz bir öneme sahip.

Ve kadınlar, her zaman olduğu gibi, erkeklerden farklı olarak bu dönemde de insanlığa katkı sunmaya devam ediyorlar.

Menopoz insanlığın gelişiminde neden önemli?
İnsanlığın gelişiminde “Büyükanne” hipotezi gün geçtikçe daha bir önem kazanıyor. Bu hipoteze göre insan dişi cinsinin yani kadınların doğurganlık döneminden sonra da yaşamaya devam etmesi büyükannelik” anlamına geliyor.

Adet görmenin kesin ve kalıcı olarak kesilmeyle kendini gösteren menopoz dönemi kadının üreme kapasitesinin (doğurganlığın) sona erdiğini gösterir ve ilginç olarak hemen hemen sadece insan türüne özeldir. Yani, üreme yeteneği azalsa da, insanlar dışında menopoza giren dişi cinsi yok gibidir.

Hayvanlar arasında üreme işlevinin sona ermesinden sonraki yaşam süresi çok kısadır. Mesela biyolojik olarak insana en yakın canlı olan dişi şempanzeler yabani ortamda (doğal ortam) yaklaşık 35-45 yıl yaşarlar ve doğurganlık işlevi bittikten sonra çok nadiren sağ kalmaya devam ederler. Doğurganlık çağından sonra yetişkin dişi şempanzelerin yalnızca %2’si 1 yıl kadar sağ kalmaktadır.

Oysa biz insanlarda menopoz sonrasında da kadınlar uzun süre yaşamaya devam etmekte ve doğurganlık sonrası dönemde insan ırkındaki kadınların yaklaşık %77’si uzun süre sağ kalmaktadır.

İşte “Büyükanne” hipotezi, ister babaanne ister anneanne olsun, kadınların üreme kapasitesinin sonlanmasından sonra yaşamaya devam etmesine verilen isimdir. 

 

Menopoz ve büyükannelerimiz insanlığa nasıl katkıda bulunur?

Büyükanne kimdir?
Aslında çoğu insan için büyükanne menopoza girmiş kadın demektir aynı zamanda, ister anneanne olsun, isterse de babaanne.

Kadınlar menopoza girdikten sonra da yaşamaya devam ettiklerinde büyükanne olmakta; gebe kalma, doğum yapma ve emzirme gibi sıkıntıları taşımadan evlatlarının daha sağlıklı bir anne olmasına yardımcı olmaktadırlar.

Diğer canlılardan farklı olarak insan ırkında çocuklar sütten kesildikten hemen sonra kendi kendine yeterli değildir. Anneleri olmadan ne beslenebilir ne de anne bakımı olmadan sağ kalabilir.

Büyükannenin önemi işte burada kendini net olarak gösteriyor. Mesela çok eski dönemleri düşünecek olursak; bir kadın, kendisine yardım edecek bir büyükanne olmadan doğum yaparsa ve hele hali hazırda bir tane bile olsa, 2-3 yaşında çocuğu da varsa, büyük çocuğun sağ kalma ihtimali oldukça azalır.

Neden?
Çünkü genç anne zamanını, besleme ve bakım dahil tüm dikkatini (büyük çocuğu kaybetme pahasına bile olsa) büyük çocuktan ziyade yenidoğan çocuğuna vermek zorundadır.

İşte menopoz mucizesi tam da bu sırada devreye girmektedir. Menopoza girmiş, çoluk çocuk doğurma, emzirme ve benzeri kaygılardan kurtulmuş büyükanneler, genç anne ve yavrularına bilgili ve ilgili bir bakım destekçileri olarak bu sorunu çözmek için devreye girerler.

Büyükanne genç anneye yardım eder, hem yeni doğana hem de diğer çocukların bakımına katkıda bulunur. Ayrıca bilgi, tecrübe ve birikimlerini doğurma kaygısı olmadan onlara aktarır.

Evlatlar ve torunlar da büyüyüp geliştikçe onları koruyup kollayacaklarından, büyükanneler de nispeten daha rahat ve daha uzun yaşayacaklardır.

Bir de duruma tersten bakmakta yarar var. Mesela, eğer menopoz olmasaydı yaşlı kadınlar da genç kadınlar gibi doğum yapmaya, emzirmeye devam edecekler ve hayatlarına büyükanne olarak davranma yerine anne olmaya devam edeceklerdi. Böylece yaşlı kadınlar doğum yaptıkça ölüm riskleri artacak ve sağ kalmak için tüm çocuklar anneye bağımlı olduklarından, yaşlı anneler ölünce çocukların pek çoğu da muhtemelen hayatlarını kaybedeceklerdi.

Oysa menopoz tüm bu sorunların üstesinden gelmek için insana bahşedilmiş müthiş bir yetenek.

Ve menopoz sayesinde kadınlar, hamilelik süreci ve buna bağlı sıkıntılar olmadan, çocuk doğurma, emzirme ve benzeri zorunluluklar yaşamadan büyükanneler olarak insanlığa müthiş katkı sağlıyorlar.

Menopoz çocukların okul sorunu, hangi liseye gideceği, üniversiteyi kazanıp kazanamayacağı, istediği bölüme girip giremeyeceği, OKS, LYS, LGS, YGS, UDS, TUS, KPSS, KPDS ve benzeri sayısız sınav stresinin bittiği bir dönem aynı zamanda.
Sonuç olarak "Büyükannelik" birbirimize sosyal olarak daha bağımlı ve herkesin hassasiyetine daha saygılı olmamızı da sağlamaktadır. Bilim insanları bu konuda biraz daha ileriye gitmekte ve büyükannelikle birlikte oluşan sosyal ilişkililerin beyin boyutunun artmasına ve insanların diğer kişisel özelliklerinin gelişmesine de katıda bulunduğunu düşünmektedir.

Son söz “YAŞASIN BÜYÜKANNELERİMİZ ve onlara büyükanne olmayı sağlayan MENOPOZ”