Kişiye Özel Kanser Tedavisi - Sağlık Kenti Blog - Kent Sağlık Grubu | 0 850 222 53 68
Yükleniyor..
Kişiye Özel Kanser Tedavisi
Kişiye Özel Kanser Tedavisi
Kanser tedavisinde Moleküler Genetik Testler ve kişiye özel tedavi yaklaşımları büyük ümit vadediyor.
Yayım Tarihi : 09 Eylül 2020 | Kategori : Sağlık Haberleri

Kanser, kişinin kendi sağlıklı hücrelerinden gelişmekte olup, o kişiye özel genetik şifreler taşımaktadır. Bu sebeple her kanserde, türü aynı da olsa tedaviden elde edilen sonuçlar her kişi için farklı olabilmektedir. Bu durum kanser tedavisinde kişiye özel yaklaşımın önemini ortaya koymaktadır. Çağımızın en önemli sağlık problemlerinin basında gelen kanser, günümüzde kişiye özel tedavi ile korkulacak bir hastalık olmaktan giderek uzaklaşmaktadır. Tedaviye yönelik her geçen gün yeni gelişmeler ve özel tedaviler ön plana çıkmaktadır. Son yıllarda “Yeni Nesil Dizileme” NGS (Next Generation Sequencing) olarak adlandırılan yöntemle kanser hücresinin genetik haritasının çıkarılması mümkün olabilmektedir. Bu özel moleküler genetik inceleme yöntemi kanserli dokudan alınan bir parça (biyopsi) veya bazen basit bir kan örneği ile yapılabilmektedir.

NGS incelemesi sonucunda elde edilen kanserin genetik haritasında çeşitli moleküler genetik bozukluklar, mutasyonlar, kanser hücrelerinin çoğalma yolları tespit edilebilmektedir. Son yıllarda bu çoğalma yollarını keserek tümör hücrelerinin ölümüne yol açan son derece etkili ‘akıllı ilaç’ ya da ‘hedefe yönelik ilaç’ olarak da adlandırılan tedavilerin keşfedilmesi kanser tedavisinde yeni bir çığır açmıştır. Başta akciğer, meme, kalın bağırsak, böbrek ve melanom adı verilen cilt kanserlerinin özel bir türünde

olmak üzere hemen hemen tüm kanser türlerinde yavaş yavaş bu genetik testlerin pratiğimize girmesi ile hastalarımız için uygun akıllı ilaçların kullanılabilmesi mümkün olmuş ve tedavi başarılarında belirgin artışlar sağlanmıştır.Yine bu moleküler genetik testler ile hangi kemoterapi ilacının hangi hastaya daha faydalı olabileceği saptanabilmekte, hangi hastanın hangi hedefe yönelik tedaviden fayda göreceğinin ortaya çıkarılması mümkün olabilmektedir. Bu genetik haritalama yöntemi ile aynı zamanda immünoterapi tedavilerinin de ne derece etkili olabileceği tespit edilebilmektedir.

Son dönemde bir başka ilgi çekici nokta da bu hassas moleküler gen analiz yöntemleri ile tümörün kaynaklandığı organa bakılmaksızın kanserleşme sürecinde ana rol alan bazı özel gen bozukluklarının saptanabilmesidir. Bu spesifik genetik bozuklukların tespiti durumunda hemen her kanser türünde, tedaviye dirençli ilerlemiş hastalığı olan kanser hastalarında dahi, akıllı ilaç ya da immunoterapi tedavileri ile önemli başarılar elde edilebilmektedir. Sonuç olarak kişiye özel onkolojik tedavi yaklaşımları hızla gelişim göstermekte ve beraberinde kanserin seyrinin hızla değişmesine olanak sağlamaktadır. Elde edilen karmaşık genetik bilgileri klinik pratiğe taşımak ve hastaya uygun hedeflenmiş tedaviyi vermek multidisipliner onkolojik bir bakış açısını zorunlu kılmaktadır. Tüm bu gelişmeler biz onkoloji hekimlerini karar aşamasında eskiden olduğundan çok daha zorlu ve bir o kadar da heyecan verici bir sürece sokmuştur.