Covid’e İnat, İkinci Hayat - Sağlık Rehberi - Kent Sağlık Grubu | Güvendiğiniz Hastane

Covid’e İnat, İkinci Hayat

Covid’e İnat, İkinci Hayat
İki siroz hastası koronavirüs salgını yüzünden yaşamın durduğu günlerde bir hafta arayla kadavradan karaciğer nakilleriyle yeniden hayat buldu

Canlı vericileri olmadığı için yaşamaları kadavradan yapılacak karaciğer nakillerine bağlı olan iki hastanın şansı koronavirüs salgını nedeniyle hayatın durduğu günlerde döndü. Süleyman Öğüş (60) 28 Mart’ta, Nigar Aydın (43) ise 4 Nisan’da İzmir Kent Hastanesi’nde nakil oldu, kutsal bağışlarla yeniden hayat buldu. Pandemi döneminde organ bağış ve nakillerinin dünyada yüzde 90 oranında azaldığını belirten Prof. Dr. Murat Kılıç, “Ameliyatların  bile ertelendiği bir riskli dönemde iki hastamız bağış çıkıp nakil olabildikleri için çok şanslı” dedi. 

 

HASTALIKLARI SÜRPRİZ OLDU

Eşini kaybeden, iki çocuğuyla İzmir’de yaşayan bir mağaza yöneticiliğinden emekli Süleyman Öğüş’ün (60)  sağlık sorunları ayağının kırılmasıyla başladı. Tek böbrekli olan Öğüş, kırık nedeniyle hastanelik olunca hem şeker hem de tansiyon hastası olduğunu öğrendi. Bu iki hastalığın yanında karaciğerinde nedeni belirlenemeyen siroz geliştiği ortaya çıkan Öğüş’e nakil olması gerektiği söylendi. Öğüş nakil için İzmir Kent Hastanesi’ne başvururken, oğlu Kürşat Öğüş (32) verici olmaya uygun bulunmadı, kızı Hanife Gülbin Öğüş’ün (26) de donörlüğünü çok genç olduğu için kabul etmedi. İsmi, bir umut kadavradan organ bekleyenler listesine yazıldı. 3 yıldan bu yana hayatı hastanelerde geçen Öğüş’ün beklediği müjde dünyanın evlere kapandığı, planlanmış ameliyatların bile ertelendiği, her gün yeni can kayıplarının olduğu  koronavirüs salgının hız kazandığı günlerde geldi.  Öğüş, 28 Mart 2020 günü Kent Hastanesi’nde kadavra bağış sayesinde gerçekleşen nakille yeniden hayata döndü. Son üç yılının hastalıklara pençeleştiği, zor bir dönem olduğunu belirten Öğüş, “Yürüyemez, hareket edemez, soluk alamaz, yemek yiyemez, su içemezken, şu an sağlıklıyım kendimdeyim. Bu bayram benim için güzel bir bayram olacak. İkinci bir yaşamı yakaladım. Organ bağışlayanlara ve doktorlarımıza çok teşekkür ediyorum. Nakil olduğum dönem riskli günlerdi ama hastanede öyle önlemler alınmıştı ki hiç etkilenmedim, korkmadım” diye konuştu. 

 

9 YIL ÖNCE SORUNLAR BAŞLADI, KURTULUŞ NAKİLDEYDİ

9 yıl önce karın şişliği şikayetiyle Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvuran, hepatit B’ye bağlı kronik karaciğer yetmezliği tanısı koyulan İzmirli Nigar Aydın yıllarca ilaç tedavisi gördüğü, doktor kontrolleriyle yaşamını sürdürdü. Ev hanımı Aydın geçen kış sağlığı bozulmaya başlayıp şikayetleri arttığında ise son dönem karaciğer yetmezliğinde olduğunu öğrendi. Nakil kararı verilince Öğüş gibi İzmir Kent Hastanesi’ne başvuran Aydın’a yakın akrabalarından canlı verici arandı. Eşi Sadullah Aydın dahil uygun donör bulunamayan Aydın’ın adı da kadavra bekleme listesine yazıldı. Aydın’a, Öğüş’ten bir hafta sonra 4 Nisan 2020 tarihinde çıkan kadavra karaciğer başarıyla nakledildi. Korona virüs günlerinde ikinci hayata başlayan Aydın, mutluluktan söyleyecek söz bulamadığını belirtirken, “Çok kötü günler geçirdim. Her şeyi düşünüyordum, organ çıkar mı, çıkmaz mı, kaç ayda çıkar, çıkmadan ölür müyüm? Ama çok şükür uzun sürmedi, 5-6 ay içinde bağış çıktı, nakil oldum. Doktorlarıma, bağış yapanlara minnettarım. Kurban Bayarım, benim yeni hayatımdaki ilk bayramım” diye konuştu.

 

BAĞIŞLAR DA NAKİLLER DE YÜZDE 90 AZALDI

İsimsiz kahramanlardan gerçekleşen nakille yeni bir hayata başlayan Öğüş ve Aydın kontrollerde bir araya geldi, mutluluklarını doktorlarıyla paylaştı. İzmir Kent Hastanesi Karaciğer Nakli ve Hepatobiliyer Cerrahi Bölümü kurucu başkanı Prof. Dr. Murat Kılıç; Opr. Dr. Cahit Yılmaz, Opr. Opr. Dr. Rasim Farajov, Opr. Dr. Zaza Iakobadze’den oluşan ekibin gerçekleştirdiği nakillerle ve karaciğer nakillerindeki son durumla ilgili şunları söyledi; 

 

“Covid döneminde organ nakillerinde de diğer ameliyatlarda olduğu gibi azalma oldu. Şöyle ki elektif dediğimiz acil olmayan ameliyatları Covid döneminde yapmadık. Ama organ nakilleri burada ayrı bir yer tutuyor. Böbrek nakilleri bekleyebilir, çünkü hastaların diyalize girme şansı var. Ama karaciğer nakil listesinde bekleyen hastaların hemen hemen hepsi acil durumlarda bekliyor. Organ bulunmazsa belli bir sürede ölme ihtimali olan hastalar bunlar. İki hastamız da canlı vericisi olmayan hastalardı ve kadavra bekleme listesinde bekliyorlardı. İki hastamıza Covid döneminde Covide rağmen nakil yapabildik. Covide karşı özel önlemler aldık, hastanemizde Covidin servisi, yoğun bakımı, asansörleri, koridorları hepsi ayrıldı ve hastalar Covid ile karşılaşmadan nakil oldular. Ama organ nakli olan hastaların hepsinde bağışıklık sistemini baskıladığımız için vücud organı tutsun diye enfeksiyonlara karşı bir risk var. Covid de olabilir diğer enfeksiyonlar da. Çok şükür bu iki hastamız enfeksiyonla karşılaşmadan nakil oldu. Bu dönemde canlı vericiden acil hastalara nakil yaptık ama genel olarak nakillerin sayısı azaldı. Dünyada da özellikle Amerika’da, Fransa’da yüzde 90 düzeyinde nakil oranında azalma olduğunu görüyoruz.  Bu da bekleme listesindeki hastalardaki ölüm oranlarını maalesef artırdı. Son altı ayda sadece iki hastamıza kadavradan nakil yapabildik, normalde ayda iki kadavradan nakil yapabiliyorduk. Şimdi artık bu normalleşme sürecinde kadavra bağışların da nakillerin de artmasını bekliyoruz.  Hastalarımızın ikisi de şanslıydı, enfeksiyon da kapmadılar. Genel olarak diğer hastalarda da organ nakli hastalarında da Covid’e yakalanma ya da ölüm durumu görmedik. Bu bakımdan şanslıyız. Bunda da tahminimce ülkemizdeki sağlık sisteminin iyi durumda olmasının etkisi var. Organ nakillerinde de Türkiye dünyada örnek bir konumda, yapılan nakillerin hem sayısı hem de başarı oranı dünya standartların üzerinde. İki hastamız da gayet iyi, dört ay oldu nakil oldukları. Şimdi kontrole geliyorlar, durumları iyi. Bundan sonra çok ciddi bir risk beklemiyoruz.”