Yeme İçme Keyfinde Kısır Döngü - Sağlık Rehberi - Kent Sağlık Grubu | Güvendiğiniz Hastane

Yeme İçme Keyfinde Kısır Döngü

Yeme İçme Keyfinde Kısır Döngü
Tat almanın azalmasında ya da kaybında kişi aşırı derecede yemek yemekte ve sonunda obezite olarak karsımıza çıkmaktadır. Yediğimiz içtiğimiz gıdaların tadını dilimizde bulunan tat reseptörleri aracılığıyla alırız. Tat reseptör hücreleri dilimizdeki tat tomurcuklarında bulunur.

Tat almanın azalmasında ya da kaybında kişi aşırı derecede yemek yemekte ve sonunda obezite olarak karsımıza çıkmaktadır. Yediğimiz içtiğimiz gıdaların tadını dilimizde bulunan tat reseptörleri aracılığıyla alırız. Tat reseptör hücreleri dilimizdeki tat tomurcuklarında bulunur. Tat tomurcukları çıplak gözle görülebilen dilimizdeki kırmızı noktacıklardır ve her birisinde 50-100 kadar tat alma hücresi bulunur. Tat reseptörleri bir taraftan yediğimiz yemekten zevk almayı sağlarken, diğer taraftan toksinlerin tanınmasını ve uzak durulmasına da neden olur. Örneğin çürümüş ve bozulmuş gıdaların bozuk tadının ne olduğunu bilmesek bile onlardan uzak durmamızı sağlar. Tat alma reseptörleri aynı zamanda doyma merkezine de sinyal göndererek besin alımını durdurma ve aşırı kilodan korunmaya da katkıda bulunur. Tat almanın azalmasında ya da kaybında kişi aşırı derecede yemek yemekte ve sonunda obezite karşımıza çıkmaktadır. Beş temel tat tanımlanmıştır. Bunlar; acı, tatlı, tuzlu, ekşi ve umami biçiminde sıralanabilir. Umami kavramı, Dr. Kikunae Ikeda tarfından 1908’de tanımlanmış ve 1985’te, glutamat ve nükleotidlerin tadını açıklamak için kullanılmış ve 5. tat olarak kabul edilmiştir. Günümüzde umami, bir cins aminoasitli, et, balık, sebze ve peynir gibi ürünlerde bulunan tuzlu baharatlı ama asla kesin olarak tanımlanamaz hoş bir tat olarak kabul ediliyor.

 

Kişilerin yemekten tat alma miktarı ve tat ayırımı dillerinde bulunan tat tomurcukları ile doğru orantılıdır. Tat tomurcukları sayesinde;

Kişilerin yemekten tat alma miktarı ve tat ayırımı dillerinde bulunan tat tomurcukları ile doğru orantılıdır. Ne kadar tat tomurcuğu fazlaysa alınan besinden tat alma kapasitesi ve ayrım yapma yeteneği o kadar fazladır. Mesela yapılan çalışmalarda gurmelerin dillerindeki tat tomurcuklarının diğer insanlardan daha fazla sayıda olduğu gösterilmiştir. İnsanda tat reseptörlerinin sayısını ve kalitesini etkileyen çeşitli koşullar vardır. Mesela yüksek yağ ve karbohidratla oluşturulan obezitede tat tomurcuklarının sayısının azaldığı gösterilmiştir.