Opr. Dr. Atilla ÖZER - Doktorlarımız - Kent Sağlık Grubu | 0 850 222 53 68
Yükleniyor..
Operatör Doktor
Atilla ÖZER
Uzmanlık Alanları
Genel Cerrahi
Yabancı Dil
İnglizce

Eğitim 
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Pamukkale Üniversitesi Genel Cerrahi ABD.


Bilimsel Kuruluşlara Üyelikler

Ulusal Cerrahi Derneği
Türk Kolon Ve Rektum Cerrahisi Derneği
Ege Cerrahi Derneği


Mesleki İlgi Alanı

Laparoskopik Safra Kesesi
Apendektomi
Herni
Proktoloji (Anüs Hastalıkları)
Meme Hastalıkları
Tiroid Hastalıkları


Bilimsel Makale Ve Yayınlar

Tohoku J Exp Med. 2005 Oct;207(2):133-42
Inteleukin- 10 Gene Therapy Attenuates Pulmonary Tissue İnjury Caused By Mesenteric İschemia-Reperfusion İn A Mouse Model
Kabay B, Aytekin Fo, Aydin C, Ozer A, Kabay N,Tekin K, Sungurtekin U, Erdem E, Ozden A.
Adü Tıp Fakültesi Dergisi 2004;5(2):11-14
Deneysel Akut Pankreatit Modelinde Geli?En Akci?Er Hasarynda Antitrombinıiı’ün Etkisi
Faruk Önder Aytekin, Koray Tekin, Mehmet Tekin, Atilla Özer, Yyldyz Güney, Akyn Özden.
Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, 2003, 19(1):41-44
Meme Kitlelerinde Eksizyonel Biyopsiden Sonra Drenaj Gerekli Midir?
Tekin, Koray; Aytekin, Faruk Ö; Erdem, Ergün; Özer, Atilla ; Kabay, Burhan.
Vı. Ulusal Meme Hastalıkları Kongresi 2001 Meme Tümörlü Olgularda Sağkalım Sonuçları Ve Etkileyen Faktörler
Baltalarlı, N. Çallı Demirkan, A. Özer, A. A Özden, E. Erdem, E. Düzcan (Denizli)

5 Soruda Böbrek Nakli ve Gebelik
Böbrek nakli yapılan kadınların hemen hemen yarısı doğurganlık çağında olmalarına karşın, bu kadınlar arasında gebe kalanların oranı yüzde 2-5 arasında değişmektedir. 1990’lı yıllarda böbrek nakli yapılan kadınlar arasında gebelik oranları binde 52 civarında iken, 2000’li yıllarda bu oran binde 20’lere düşmüştür. Halen literatürde böbrek naklinden sonra oluşan 5000 kadar gebelik bildirilmiştir.
Yaşasın Menopoz ve Büyükanneler
Büyükannelik birbirimize sosyal olarak daha bağımlı ve herkesin hassasiyetine daha saygılı olmamızı da sağlamaktadır. Bilim insanları bu konuda biraz daha ileriye gitmekte ve büyükannelikle birlikte oluşan sosyal ilişkililerin beyin boyutunun artmasına ve insanların diğer kişisel özelliklerinin gelişmesine de katıda bulunduğunu düşünmektedir.
Yorgunluk sendromu
Hastalıkların belirti ve bulgularını objektif  ve sübjektif  olarak ikiye ayırabiliriz. Objektif olanlara, yani duyu organlarıyla saptananlara bulgu, saptanamayanlara da semptom denir. Örnek vermek gerekirse gözle görülen solukluk, sarılık gibi renk değişiklikleri, yara, ödem gibi şişlikler; kulakla duyulan anormal solunum ve kalp sesleri, ses kısıklıkları; elle dokunmakla hissedilen ateş, nabızda düzensizlik, bir organın irileşmiş olması gibi bulgular objektif bulgulardır. Beş duyumuzla saptayamadığımız, daha çok hastaların anlattıklarından öğrendiğimiz ağrı, halsizlik, iştahsızlık, yorgunluk halleri de sübjektif belirtiler, yani semptomlardır.