Uzm. Dr. Aycan OTO - Doktorlarımız - Kent Sağlık Grubu | 0 850 222 53 68
Yükleniyor..
Uzman Doktor
Aycan OTO
Uzmanlık Alanları
Nöroloji
Yabancı Dil
İngilizce

Eğitim
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi (1993-1999)


Mezuniyet Sonrası Eğitim

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD, Nöroloji Uzmanlık Eğitimi (2001 Ekim-2006 Mart)

AÜTF EMG labaratuvarı çalışmalarına katılım (2009)

Ege Üniversitesi EMG-EEG labaratuvarında 7 ay süre ile rotasyoner olarak aktif çalışma (2012)


Üyelikleri
Türk Tabipler Birliği

Türk Nöroloji Derneği

Türkiye Klinik Nörofizyoloji EEG-EMG Derneği


Bilimsel  Aktiviteler-Makale ve Yayınları:

TTB Temel EEG-EMG kursu (2002)
Ulusal Nöroloji kongresi (2003)

Kraniospinal MR Sempozyumu (2003)
Baş Ağrısı Kış Okulu (2007)

TND Nöropatik Ağrı Sempozyumu (2007)

Ulusal Nöroloji Kongresi (2007)
Ulusal Nöroloji Kongresi (2010)
Ulusal Klinik Nörofizyoloji EEG-EMG Kongresi (2012)

Tıp eğitimi süresince ve sonrasında, yurt içi ve yurt dışı çeşitli nöroloji kongre ve kurslara katılım

Prevalence of restless legs syndrome in Ankara, Turkey: an analysis of diagnostic criteria and awareness.( Yilmaz NH1Akbostanci MCOto AAykac O.)

Çalıştığı Kurumlar

Vakfıkebir Devlet Hastanesi (mecburi hizmet)(2006-2008)

Özel Veni-Vidi Mamak Hastanesi (2008)

Özel Koru Hastanesi (2011-2012)

Özel İlke Tıp Merkezi (2012-2017)

Özel Aliağa Tıp Merkezi (2017)

Özel Kent Alsancak Tıp Merkezi (2018)

Gebelik ve Hipotiroidizm
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Namık Demir hipotiroidizm hakkında bilgilendiriyor: Anne karnındaki bebeklerin beyin gelişimleri için tiroid hormonu çok önemlidir. Konjenital hipotiroidzm ile doğan bebeklerde erken tanı ve tedavi işlemleri başlamazsa bilişsel ve nörolojik anormallikler olmaktadır. Hipotirioidizm teşhisi için; doğum ertesi, ilk 3 günden sonra bebekten topuk kanı alınmakta ve konjenital hipotiroidizm aranmaktadır. İnsan beyninin nörolojik ve bilişsel özellikleri kazanması gebeliğin en erken dönemlerinden itibaren başlamaktadır.
Baş Ağrısı Merkezi
İnsan yaşamının önemli bir parçası olan ağrıların bazıları sadece bir semptom değil, başlı başına hastalık olarak kabul ediliyor. Hayat standardını düşüren kronik ağrılar bu grupta değerlendiriliyor. Pek çok farklı nedenden kaynaklanan ağrılara her disiplin kendi bakış açısıyla yaklaşıyor ve tedavi modelleri uyguluyor. Ama bazı durumlarda tek basına karar vermek problemi çözmeye yetmiyor, farklı bakış açılarına ihtiyaç duyulabiliyor. Sonuç olarak ağrı tedavisinde multidisipliner bir yaklaşıma gerek olduğu ve hastaya daha fazla yarar sağlamak için tüm disiplinlerin ortak hareket etmesi gerektiği kabul ediliyor.
Magnezyum
Kent Sağlık Grubu Endokrinoloji ve Metabolik Hastalıklar Kliniği profesörlerinden Mitat Bahçeci, vücudumuzun dördüncü yapı taşı olan magnezyum mineralinin önemine vurgu yaparak; magnezyum eksikliği, magnezum eksikliğinin semptomları, magnezyumun yararları ve kaynakları hakkındaki bilgilerini paylaştı. Magnezyumun yarısının kemiklerde diğer yarısının kas ve diğer yumuşak dokuda bulunduğunu, kandaki miktarının ise yüzde 1’den az olduğunu söyleyen Prof. Dr. Bahçeci, bu mineralin eksikliğine karşı uyarılarda bulundu; “Magnezyum eksikliğinin erken dönemdeki belirtileri iştah kaybı, bulantı, kusma, halsizlik ve bitkinlik. İlerleyen evrelerde uyuşma, sızlama, kas krampları, epilepsi benzeri nöbetler, kişilik değişiklikleri, kalp ritim bozuklukları ve kalp spazmı ortaya çıkabilir” dedi.