Prof. Dr. Uğur ÖZİÇ - Doktorlarımız - Kent Sağlık Grubu | 0 850 222 53 68
Yükleniyor..
Profesör Doktor
Uğur ÖZİÇ
Uzmanlık Alanları
Ortopedi ve Travmatoloji
Yabancı Dil
İngilizce

Eğitim
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi (1965-1971)

Uzmanlık
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi (1972- 1976)

Çalıştığı Kurumlar
Tepecik SSK Hastanesi- İZMİR (1976-1979)
9 Eylül Üniversitesi Tıp Fak. (1979- 1983)
Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi (1984- 1995)
2. Ortopedi Kliniği Şef Yardımcılığı (1992- 1995)
Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi
Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği Kurucusu ve Anabilim Dalı Başkanlığı (1995- 2009)
Özel Park Tıp Merkezi (2010- 2016)

Yurt Dışı Eğitimi
Vincenz Hospital, Brakel- Almanya (1982)
Pennsylvania University, Milton S. Hershey Medical Center- ABD (1989)
Marseille Medical, Hospital Prive, Marseille- Fransa (1992)
Evangelische Hospital, Holzminden- Almanya (1996)
Orthopadische Universitatsklinik, Balgrist, Zürih- İsviçre (1997)
Wagnerklinik Orthopadische Abteilung, Nurnberg- Almanya (2001)

Kuruluşlara Üyelikler
Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği (TOTBİD)
Türkiye Spor Yaralanmaları, Artroskopi ve Diz Cerrahisi Derneği (TUSYAD)
TUSYAD İzmir Şubesi Başkanlığı (2003- 2005)
Türk Ortopedi ve Travmatoloji Eğitim Komisyonu (TOTEK)
TUSYAD Onursal Üyeliği (2013)
Kas- İskelet Sistemi Şok Dalga Tedavisi Derneği (ESWT)

 

Soğuklarda Kalbine Yenilme
Dünyada kalp damar hastalığı en önemli ölüm sebebi. Özellikle soğuk havalarda kalbimizin direnci azalmaktadır. Soğuk havalar kalbimizi besleyen ve 3-4 mm gibi çok ince olan damarlarda spazma neden olur. Bu durum özellikle soğuk havaya hazırlıksız maruz kalma  veya soğuk havada aşırı egzersiz ve bedensel yüklenmelerde ortaya çıkar. Kalp damar spazmı koroner damar hastalarında olduğu gibi sağlıklı damara sahip bireylerde de ortaya çıkabilir. Uzun süren kalp spazmında kalp krizi ve neticesinde kalp durması oluşabilir. Vücudumuzdaki damarların iç yüzü 7 tenis kortu genişliğinde alanı kapsıyor. Damarlarımız sadece bir boru görevi yapmıyor aynı zamanda damarlarıın geniş kalmasını ve pıhtılaşmasını önleyici maddeler salgılamaktadır.
Klostrofobi ve MR Korkusu
İçimizdeki ya da dışımızdaki korkutucu uyaranlar karşısında varabileceğimiz 3 tip tepki vardır: donakalmak, kaçmak ya da üstüne gidip savaşmak. İlk ikisi ruhsal olarak bizi geriletir, üçüncüsü ise ileriye doğru gitmemizi sağlar. Üstüne gidip aşabilirsek ruhsal olarak olgunlaşiriz. Kelimenin kökü, Latince claustrum yani ”kapalı yer” ve phobia ”korku” dan gelir. Tetikleyen düşüncü kişinin o an orada çaresiz ve kapalı olduğu, istese de çıkamayacağı, yardım alamayacağı fikridir. Klasik psikolojideki bu öğrenilmiş, koşullanma açıklamasının yanı sıra, klostorfobi için daha biyolojik bir açıklama da vardır. Beyinde duyguları yöneten amygdala isimli alanın klostrofobik kişilerde daha küçük olduğunu gösteren araştırmalar vardır.
Bebeklere de Stent Takılır
Maalesef bazı bebekler çeşitli sağlık sorunlarıyla dünyaya gözlerini açıyor. Anne babalar için büyük üzüntü kaynağı olan bu sağlık sorunlarının bazıları artık anne karnında saptanıp tedavi edilebiliyor. Bazıları ise bebek dünyaya geldikten sonra ortaya çıkıyor ve yine tedavisi mümkün oluyor. Halk arasında “mor bebek” olarak adlandırılan kalp damar hastalığı bu rahatsızlıklardan biri. Üstelik bu hastalığın tedavisinde de artık ameliyatsız yöntemler uygulanıyor. Yani bebeklerin sorun olan damarlarına anjiyo yöntemiyle stent takılıyor.