Uzm. Dr. Leman Evren KADIOĞLU - Doktorlarımız - Kent Sağlık Grubu | 0 850 222 53 68
Yükleniyor..
Uzman Doktor
Leman Evren KADIOĞLU
Uzmanlık Alanları
Patoloji
Yabancı Dil
İngilizce

Uzmanlık Alanı
Patolog

Akademik Ünvanı
Uzman Doktor


Yabancı Dil

İngilizce
 
Eğitim- Çalıştığı Kurumlar
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi (1994-2000)
Karşıyaka İsmet Akman Sağlık Ocağı (2000-2002)
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji ABD. (2003-2008)
Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi (2008-2010)
Özel A Patoloji Laboratuarı (2010-2012)
Özel Frosen Patoloji Laboratuarı (2012-2015)

Yayınlar
Yilmaz E, Koyuncuoglu M, Görken IB, Okyay E, Saatli B, Ulukus EC, Saygili U.
Expression of matrix metalloproteinase-2 and survivin in endometrioid and nonendometrioid endometrial cancers and clinicopathologic significance. J Gynecol Oncol. 2011 Jun 30;22(2):89-96. doi: 10.3802/jgo.2011.22.2.89.
Silistreli E, Kabakci B, Yilmaz E et al. Early protective effects of iloprost, a stable prostacyclin analog, during spinal cord ischemia in a rabbit model. Heart Vessels. 2005 Mar;20(2):66-71.
Abdullah Ozgonul, Muharrem Bitiren, Muhammet E. Guldur, Ozgur Sogut and Leman E. Yilmaz. Fundal Variant Adenomyomatosis of the Gallbladder: Report of Three Cases and Review of the Literature. J Clin Med Res. 2010 Jun; 2(3): 150–153.
Yılmaz E, Tosun S. Tümöral kalsinozis. Van Tıp Dergisi: 19 (4): 196-198, 2012
 Endometriyal Karsinomlarda Survivin ve MMP-2 Ekspresyonlarının Prognostik Önemi. XVIII. Onkolojik Patoloji Sempozyumu (7–11 Mayıs 2006 Çeşme, İzmir)
Testiste plazmositom(olgu sunumu). 17. Ulusal Patoloji Kongresi (8-13 Eylül 2007, İstanbul)
Kulakta Ksantogranülamatöz İnflamasyon(olgu sunumu). 18. Ulusal Patoloji Kongresi Antalya/Belek (25-29 Ekim 2008)
Antral Atrofik Gastrit Tanısında Sirius Kırmızısı İmaj Analizi Yöntemi. 18. Ulusal Patoloji Kongresi Antalya/Belek (25-29 Ekim 2008)
Endometriyal Karsinomlarda Survivin ve MMP-2 Ekspresyonlarının Prognostik Önemi (XVIII. Onkolojik Patoloji Sempozyumu, 7–11 Mayıs, 2006, Çeşme, İzmir)
 
Bilimsel Aktiviteler
Mediastinel Tümörler Kursu (22-23 Aralık 2006, İzmir)
Meme Sitopatoloji Kursu (2003, İzmir)
GİS’in Sorunlu lezyonları ve GEPNET Kursu (2007, İzmir)
Meme cerb-b2 değerlendirme toplantısı (2007, Ankara)
XVIII. Onkolojik Patoloji Sempozyumu (7–11 Mayıs, 2006, Çeşme, İzmir)
17. Ulusal Patoloji Kongresi (8-13 Eylül 2007, İstanbul)
21. Avrupa Patoloji Kongresi Avrupa Patoloji Kongresi (8-13 Eylül 2007, İstanbul)
18. Ulusal Patoloji Kongresi (25-29 Ekim 2008, Antalya)
Hacettepe Ü. Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri  “Patolojide Yenilikler ve Ayırıcı Tanı” Kursu (4-5 Nisan 2009, Ankara)

Ergenlik ve boy kısalığı
Puberteye girmek boyun kısa kalmasına yol açar mı? Günümüzde anne babaların en sık tedirgin oldukları konulardan birisi de çocuklarında ergenliğin (puberte) başlamasıyla çocuğun boyunun kısa kalacağına dair yanlış bilgidir.  Ergenlik ya da diğer bir deyişle puberte, cinsel organların (penis, testis ve vajina gibi) gelişmesi yanında; meme gelişimi, pubik kıllanma, sakal bıyık çıkması ve ses değişikliği gibi ikincil cinsiyet karakterlerinin geliştiği, cinsel olgunlaşma ve üreme yeteneğinin kazanıldığı çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemidir. Ergenliğin normal başlama yaşı erkeklerde 9-14, kızlarda ise 8-13 yaş arasındadır ve gelişim süreci ortalama 4,5 yıl kadar sürer.
Çocuklarınıza Bir İyilik Yapın
Kalp hastalıklarının ülkemizde ve dünyada ölümlerin bir numaralı nedeni olduğunu belirten Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr Cevad Şeküri, kalp sağlığına önemin daha çocuk yaşlarda verilmesi gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Şeküri, “Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 5-17 yaş arası çocuklarda orta düzey ya da zorlayıcı fiziksel aktivite her gün yapılmalı. Fiziksel aktiviteden kasıt sadece spor değil; aynı zamanda dans, müzik, yürüyüş, ev işlerine yardım gibi vücudu çalıştıran aktiviteler. Çocuklarınıza bir iyilik yapın, onları sanal dünyadan koparıp sokak oyunlarına yönlendirin.” dedi.
Baş ağrısı türleri
Bas ağrısı tedavisinde psikiyatristler ve psikologlar çok önemli bir yer tutmaktadır. Kronik bas ağrısı olanların büyük bir bölümünde birtakım psikiyatrik sorunlar da devreye girmiş oluyor. Migrenli kişilerde, anksiyete bozuklukları, depresyon, bazı psikiyatrik rahatsızlıklar, bas ağrısı veya migreni olmayan kişilerin 2-3 katı daha fazla gözüküyor. Bunun nedeni, hastaların migren ağrısından dolayı depresyona girmeleri veya depresyondan dolayı migren ağrısı çekmeleri. Dolayısıyla migrenin kaynağında fizyopatolojik ortak birtakım mekanizmalar bulunuyor.