Cilt Kanserleri | Dermatoloji - Tıbbi Bölümlerimiz - Kent Sağlık Grubu | 0 850 222 53 68
Yükleniyor..

Cilt Kanserleri

Tüm kanser türleri arasında en sık görülün deri kanserleridir. Özellikle güneş ışığının etkisiyle açık tenli kişiler ve özellikle sanayi kollarında çalışanlarda deri kanseri gelişimi riski daha yüksektir. Yanıklar, tekrarlayan röntgen, arsenik ile katrana maruz kalmak ve ailesinde deri kanseri öyküsünün olması da diğer riskler arasında yer alır. Erken dönemde cerrahi olarak tedavi edilme şansı oldukça yüksektir.

 


Malin melanom, dünyada görülme sıklığı oranı en hızlı artan kanser türüdür. Ultraviyole ışınlarının neden olduğu kesinlik kazanmış olan bu kanser türünde erken tanı hayat kurtarıcıdır. Erken tanı için önerilen üç ayda bir kişisel deri muayenesinin yanı sıra yıllık dermatolojik muayenedir. Deri kanseri gelişim riski yüksek olan kişiler daha dikkatli olmalıdır: 

Riski yüksek olan kişilerin kendi derisini incelemesi ve şüpheli durumlarda doktora başvurması, erken tanı için önemlidir. Deri kanserleri gelişim riskini azaltmak için ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinden korunabilme yöntemlerini bilmek ve uygulamak, koruyucu etki sağlayacaktır. Öncelikle geniş kenarlı şapka, ultraviyole koruyuculu gözlük, sıkı dokunmuş giysiler kullanılması gerekir. Güneş ışınlarının yeryüzüne dik ulaştığı saatlerde (10:00-16:00) güneşe çıkılmamalıdır. Güneşe çıkılacaksa güneşe açık bölgeler için ultraviyole A ve B ışınlarına karşı koruyucu özelliği olan ürünlerin dışarı çıkmadan 20 dakika öncesinde sürülerek gerekirse 2 saatte bir tekrarlayarak kullanması önerilir. Altı aylıktan küçük çocukların ise güneş altında bırakılmaması önerilmektedir. 

Pigmente Lezyonları Tanımlama 
Dijital dermatoskopi ile nevüs kontrolü, deri kanserlerinin erken tanısında uygulanan bir yöntemdir. Erken evrede çıplak gözle melanomu iyi huylu benlerden ayırabilmek (tanı duyarlılığı) % 60-75 arasında mümkünken, dijital dermatoskopi yöntemi ile % 90’ların üzerindedir. Benlerin belli aralıklardaki değişimlerinin saptanması ve incelenmesi bilgisayar ekranında kolayca yapılır. Hasta doktoru ile beraber bu değişimleri ekranda aynı anda eski bulgularla karşılaştırarak görebilir. Cerrahi olarak çıkartılamayan doğumsal benleri olan çocukların, çıkartılamayan çok sayıda displastik (atipik görünümlü) benleri olan ve deri kanseri risk grubundaki kişilerin dermatolojik muayenesinde çok yardımcı bir tanı yöntemidir.

Deri Kanserleri

Deri kanserleri gözle görülebilen kanserlerdir ve diğer kanser türlerinde olduğu gibi erken dönemde fark edilirse yayılmadan tamamen tedavi edilebilir. Deri kanserlerinin en sık görülenleri bazal hücreli kanser, skuamöz hücreli kanser ve melanomdur. En sık görülen deri kanseri bazal hücreli karsinomdur ve iyi seyirlidir. Melanom, deri kanserleri arasında en az görüleni olmasına rağmen en tehlikeli deri kanseri türüdür. Diger organlara yayılım gösterebilen melanom, tüm cilt kanseri ölümlerinin çoğunluğunu oluşturur. Melanom, deriye rengini veren melanin pigmentini yapan melanosit adı verilen hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla oluşan deri kanseridir. Genellikle kahverengi veya siyah renktedir, ancak bazı melanomlar pembe-kırmızı da olabilir. Melanom deride doğuştan var olan veya sonradan ortaya çıkan benlerin renk ve sekil değiştirmesi seklinde oluşabileceği gibi normal deride yeni oluşan bir renk koyuluğu seklinde de başlayabilir. Vücudumuzdaki benler, iyi huylu tümörlerdir ve sadece doğumda değil çocukluk ve gençlik dönemlerinde de ortaya çıkabilir. Benlerin çoğu probleme yol açmaz, ancak fazla sayıda beni olan kişilerde melanom gelişme riski daha fazladır. Doğumda var olan benlerde melanom gelişme riski benin büyüklüğüyle doğru orantılı olarak artar. Yirmi cm’den büyük olan doğumsal benlerde yasam boyu melanom gelişme riski %2-6’dır. Melanomun başlıca belirtileri, var olan bende asimetri, sınır düzensizliği, karışık renkli görünüm ya da hızla büyümedir. Büyüklüğü 6 mm’den fazla olan benler daha sıkı izlenmelidir. Erken dönemde tanı konduğunda tedavi edilebilir bir kanser türü olan melanom, geç kalınırsa hızlı yayılım göstererek tedavi sansını azaltan ve yasam süresini kısaltan ölümcül bir seyir izler. Bazal hücreli ve skuamöz hücreli deri kanserlerinin başlıca belirtisi, deride iyileşmeyen bir yara oluşmasıdır. Uzun süre kendiliğinden iyileşmeyen bir yara varlığında deri kanseri olasılığı düşünülmelidir. En önemli risk faktörü güneş ya da ultraviyole ısınlarıdır. Bu tür kanserler güneş ısınlarına açık bas, yüz ve boyun bölgelerinde daha sıklıkla ortaya çıkarlar. Organ nakli hastalarında skuamöz hücreli deri kanseri gelişme riski artmıştır. Tüm kanser türlerinde olduğu gibi deri kanserlerinin tedavisinin başarılı olması da erken tanıya bağlıdır. Herkesin kendi vücudunu iyi bir şekilde gözlemlemesi ve belirli aralıklarla hekim muayenesi önemlidir. Uzun süre iyileşmeyen bir yara ya da var olan bir bendeki değişiklik durumunda mutlaka hekime başvurulmalıdır. Dermatoskop olarak adlandırılan (deri yüzey mikroskopisi) bir alet yardımıyla deri üzerindeki lekeler ya da benler büyütülerek incelenir. İzlenmesi gereken benler digital dermatoskopi ile kayıt altına alınarak sonraki muayene bulgularıyla karşılaştırılabilmesi sağlanır. Kuşkulu olanlardan kesin tanı için deri biyopsi alınarak histolojik olarak incelenmesi gerekir. Bu şekilde lezyonun kötü huylu olup olmadığı saptanabilir.

 

Deri kanserlerinin tedavisi kanserin türüne göre değişebilmekle birlikte, amaç kanserli dokunun cerrahi olarak tamamen çıkarılmasıdır. Deri kanserlerinin tedavisinde kullanılan diğer tedavi yöntemleri ise kriyoterapi (dondurarak tedavi), radyoterapi, topikal kemoterapi, sistemik kemoterapi ve immünoterapidir. Bazal hücreli kanserler ortaya çıktıkları bölgede tekrarlama eğilimindedirler ve uzak organlara yayılmazlar. Skuamöz hücreli kanserler de benzer seyir göstermekle birlikte, uzak organ ve lenf bezlerine yayılabilirler. Melanomlar ise ölümcül seyirli olup, erken tedavi edilmemeleri durumunda lenf bezlerine ve uzak organlara yayılabilir. Deri kanseri geçiren hastalarda yasamın ilerleyen yıllarında başka bir deri kanseri olma olasılığı artmıştır. Bazal hücreli karsinom hastalarına tedavi sonrası her yıl yılda bir kez, skuamöz hücreli kanser hastalarına ise ilk 2 yıl 3-6 ayda bir, sonraki 3 yıl her 6-12 ayda bir ve daha sonra ömür boyu yılda bir kere ayrıntılı deri muayenesi yapılmalıdır. Melanom hastalarında takip evreye göre değişir. Melanom tedavi ve takibinin dermatolog, plastik ve rekonstrüktif cerrah ve medikal onkologlardan oluşan multidisipliner bir grup tarafından yapılması idealdir.