Doğal Doğum | Kadın Hastalıkları ve Doğum - Tıbbi Bölümlerimiz - Kent Sağlık Grubu | 0 850 222 53 68
Yükleniyor..

Doğal Doğum

Doğal doğum; kendiliğinden başlayan, mümkün olduğunca müdahale edilmeyen, doğal hormonların aktif olarak salgılanmasına izin verilen, bebeğin doğar doğmaz daha kordonu kesilmeden anne kucağıyla buluştuğu ve ilk emzirmeye kadar orada kaldığı bir doğum şeklidir. Çünkü kendiliğinden başlayan doğal bir doğumda beden ve bebek ne yapacaklarını bildikleri mükemmel bir çalışma içindedirler. Yapacağınız her müdahale bu işleyişi az ya da çok bozabilmektedir. İdeal olan bedenin bu mükemmel çalışmasını destekleyecek bir ortam yaratılarak anne ve bebeğinin fiziksel ve duygusal olarak desteklenmeleridir. Bu sayede hiçbir ilaç ve müdahaleye maruz kalmayan bir anne, bebeğini tüm doğal hormonlarının etkisi altında doğuracak, doğar doğmaz bebeğini göğsüne alabilecek ve bebeği ile güçlü bir bağ kurabilecektir. Doğum sonrasındaki kritik dakikalar anne ve bebeğinin bağ kurması açısından çok önemlidir. Sevgi ve coşku dolu bu doğum sonrasında anne ve bebeğinin buluşması onların gelecekteki davranışlarını da olumlu etkileyecektir.

 

Buradaki kritik kelime “mümkün olduğunca”dır. Doğal doğum felsefesi, gerekli modern tıbbi müdahaleleri dışlayan bir felsefe değildir. Tam tersine gerektiği zaman modern tıbbın tüm olumlu müdahaleleri kullanılacaktır. Burada önemli olan müdahalelerin fark gözetilmeden her anneye rutin olarak uygulanması yerine, gerekli şartlarda gerekli doğumlarda uygulanmasıdır. Bu yüzden doğal doğum düşünen annelerin karşılaşabilecekleri tüm müdahaleleri bilmesi ve gerektiğinde bunları kullanabilmesi teşvik edilmektedir. Ne olursa olsun, kesinlikle hiçbir müdahale yapılmadan bir doğumun hedeflenmesi en büyük yanlış olacaktır. Gerektiğinde yapılacak bu müdahaleler gerek annenin gerekse bebeğin sağlığı üzerinde olumlu etkiler yaratmaktadır. Bu yüzden müdahalesiz doğum yerine, mümkün olduğunca müdahalesiz ancak kesinlikle sağlıklı bir anne ve bebeğinin hedeflendiği bir doğum şekli en akılcı çözüm olacaktır.

 

Doğal bir doğumun en büyük avantajı, ilaç kullanımının en az seviyede olmasıdır. Bu sayede anne ve bebeği hazır olduğunda doğum başlayacak ve doğumun kontrolü doğal olarak salgılanan hormonlarda olacaktır. İlaçsız bir doğumla anne doğumun coşkusunu tüm farkındalığı ile hissedecek, bebekse aktifliği sayesinde yeni hayatına çok daha kolay uyum sağlayacaktır.

 

Doğum bir kas eylemidir

Rahat bir doğal doğum için temel amaç, korkuyu gidermek ve gevşemeyi sağlayarak rahim kaslarının çalışmasına izin vermek olmalıdır. Doğal doğum, bir bilinç eylemi değildir. Doğal doğum, kontrolün bedene ve bebeğe bırakılmasıdır. Bilincin dinlendirildiği ve doğal hormonların kontrolünde yapılan bir eylemdir.

“Sevgi hormonu” olarak bilinen oksitosin, doğumu sağlayan ve kasların bebeğin dışarı fırlatılmasına yardımcı olduğu bir hormondur. Oksitosin, beyinde hipotalamusta üretilmektedir. Doğum dalgalarının belli aralıklarla gelmesinden sorumludur. Bu hormon, prolaktin (süt hormonu) ile birleştiğinde annelik ve beslenme içgüdüsünü çalıştırmaktadır. Oksitosin, hamilelikte yükselir, doğum sırasında ise en yüksek seviyeye ulaşır. Doğumda adrenalin ile birleşip bebeğin çıkmasına yardım etmektedir. Oksitosin, doğuma yakın plasenta çıkışını da kolaylaştırır.

Anne adaylarının doğumla ilgili tercihler yaparken bedenlerini tanımaları çok önemlidir. Ağrısız doğum; oturduğunuz yerde, hiçbir şey hissetmeden yaptığınız doğum değildir. Elbette doğum çalıştığınız, terlediğiniz, bazen zorlanabildiğiniz bir eylemdir. Doğal doğum, uygun doğum şartları sağlandığında her kadının yapabileceği bir doğum şeklidir.

Doğum bir kas eylemidir. Rahim kası, kadın vücudunda en çok büyüyen kas grubudur. “Dalga” adını verdiğimiz kasılmalarla rahim kasları uyum içerisinde doğuma hazırlanmaktadır. Bu nedenle anne adaylarına “Doğumdan korkmayın ve doğumu her anıyla yaşayın. Unutmayın ki doğum anı ve sonrasındaki kritik saatler bebeğinizin geleceğine yatırımdır.” diyoruz.