Sünnet | Üroloji - Tıbbi Bölümlerimiz - Kent Sağlık Grubu | 0 850 222 53 68
Yükleniyor..

Sünnet

Çok eski çağlardan beri uygulanan sünnet, dini ve tıbbi nedenlerle gerçekleştirilmektedir. Tıbbi nedenler olarak sünnet derisinin idrar akışını engelleyecek derecede dar olması veya idrar yolu iltihabına sebep olması sayılabilmektedir. Ülkemizde sünnetin çoğunlukla yeterli sağlık eğitimine sahip olmayan kişiler tarafından gayri sıhhi ortamlarda gerçekleştirildiği görülmektedir. Asırlardır uygulanmakta olan ve basit bir işlem olarak görülen sünnet aslında bir erkek çocuğun psikolojisi ve beden sağlığı üzerine ciddi hasarlar verebilmektedir.

Bunlardan kaçınmak için;

  • Sünnet için ideal yaş doğumu izleyen ilk hafta (yeni doğan sünneti) ya da 7 yaş civarıdır. Özellikle 2-5 yaş arasında uygulanan sünnet çocukta psikolojik travma yaratabileceğinden önerilmemektedir. Ancak sünnet bir sağlık problemi için uygulanacaksa bu bir zorunluluktur ve yaşın önemi bulunmamaktadır.
  • Aileler için sünnet, öncelikle bir cerrahi işlem olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Her cerrahi işlem gibi sünnet de ameliyathane şartlarını sağlayan sağlık kuruluşlarında ve bir uzman hekim tarafından uygulanmalıdır. Bilgisiz ve yetkisiz ellerde sünnet, telafisi mümkün olmayan hasarlar yaratabilmektedir.
  • İdeal sünnet anestezi altında uygulanmaktadır. Bölgesel uyuşturma altında dahi yapılan sünnette çocuk acı hissetmese bile korku ve heyecan nedeniyle psikolojik olarak ciddi travmaya maruz kalabilmektedir. Birçok erişkin sünnet olduğunda duyduğu acıyı hatırlamamasına karşın yaşadığı korku ve heyecan hafızalarında net bir şekilde durmaktadır. Kent Hastanesi bünyesinde gerçekleştirilen toplu sünnetler dahi anestezi altında uygulanmaktadır. Sünnet için uygulanan yüzeysel anestezidir ve oldukça güvenli bir anestezi şeklidir. Anestezi öncesinde verilen bir ilaç yardımıyla çocuk rahatlatılır ve sünnet stresinden uzaklaştırılmaktadır. Bu ilacın yarattığı kısa süreli hafıza kaybı sayesinde çocuk sünnet öncesi ve sonrasındaki stresli dönemi de hatırlamamaktadır.
  • “Lazer ile sünnet” diye bir şey bulunmamaktadır. Bu şekilde lanse edilen sünnet, elektrikli bir havya ile sünnet derisinin yakılarak çıkarılması demektir. Bu teknik ile istenmeyen kötü sonuçlar oluşabilmektedir. Burada amaç, “lazer” kelimesinin cazibesini kullanarak, ebeveynleri cezbetmektir. Bu nedenle sünnette lazer kullanımı önerilmemektedir.
  • Sünnet öncesinde çocuğun muayenesi yapılmaktadır. Özellikle kanama bozukluğu açısından da testlerin yapılması gerekmektedir. Böyle bir hastalığın atlanması durumunda çok kötü ve ciddi sonuçlar doğabilmektedir. Birçok hemofili hastasının tanısı sünneti takip eden durdurulamayan kanamalar sonrasında konmaktadır.
  • Sünnet konusunda ebeveynlere düşen en büyük görev çocuklarının sünnetinin ideal bir şekilde yapılması için çaba göstermektir. Böylelikle bu konuda kendileri adına karar verilen çocukları istenmeyen ve tehlikeli komplikasyonlardan korumak mümkün olmaktadır.