Peyronie Hastalığı | Üroloji - Tıbbi Bölümlerimiz - Kent Sağlık Grubu | 0 850 222 53 68
Yükleniyor..

Peyronie Hastalığı

Hastalık penis gövdesinde ve sıklıkla sırt tarafında sonradan oluşan, sert yama gibi bir tabaka ile karakterizedir. Penis sertleşip dikleştiğinde plağın olduğu tarafa doğru eğrilmektedir. Cinsel birleşme sırasında bu durum penis fonksiyonunu bozarak kimi zaman sertleşme bozukluğuna kadar giden ciddi sorunlara neden olmaktadır. Hastalığın sık görülen bir diğer belirtileri ise penis ağrısı, ağrılı ereksiyon ve penis boyunun kısalmasıdır. Ereksiyon halindeki penisin genellikle yukarıya – ender de olsa yanlara veya aşağıya - doğru eğrilmesi ile kendini gösterir. Hastalar bunu peniste eğrilme veya yamuklaşma şeklinde tarif etmektedir.

Peyronie hastalığının belirtileri nelerdir?

Sert plak dokusu penis tabakasının elastikiyetini azaltır ve penisin ereksiyon sonrasında yukarıya doğru eğrileşmesine sebep olmaktadır. Penisin eğilip bükülmesine sebep olan bu plak sıklıkla penisin üst tarafında kendini gösterse de penisin alt tarafında veya yan taraflarında da görülebilmektedir. Bu durumda penisin aşağıya doğru ya da yana doğru bükülmesine sebep olmaktadır. Hatta bazı hastalarda penis gövdesini çepeçevre saran bir plak meydana gelmektedir. Penis sertleştiğinde plak penisin gövdesinin boğulmuş gibi bir görünüm (kum saati ya da kuğu boynu görünümü) almasına sebep olmaktadır. Hastaların çoğunluğu penislerinin kısaldığından, genel olarak küçüldüğünden yakınmaktadırlar. Ağrılı ereksiyonlar ve cinsel ilişkide zorluk yani iktidarsızlık ortaya çıkması bu erkekleri doktora gitmeye zorlayan önemli nedenlerden biridir. Tüm bu fiziksel bozukluklar bir peyronie hastasının yaşam kalitesini bozmaktadır. Hastalığın görüldüğü erkeklerin yaklaşık yüzde 20 ile 40’ında sertleşme problemi yani iktidarsızlık şikâyeti de söz konusudur.

Peyroni hastalığı hangi sıklıkta görülür?

40 ile 70 yaş arasındaki her 100 erkekten 1 ile 4’ünde (yüzde 3.7) görüldüğü bildirilmektedir. Bununla beraber şiddetli peyronie hastası olan daha genç yaşta hastalar da rapor edilmektedir. 50 ila 70 yaş arasındaki erkeklerde görülme oranı yüzde 7’ye yükselmektedir.

Peyronie hastalığının nedeni nedir?

Bu hastalığın günümüzde bile kesin nedenleri ortaya konulamamaktadır. Birçok uzman peyronie hastalığını başlatan etkenin cinsel ilişkiler sırasında gerçekleşen tekrarlayıcı hafif penis travmaları -tunika albugineada yırtılmalar- olduğuna inanmaktadır. Araştırmalar gen aktivasyonunun ve iyileşme ile ilgili bağ dokusu bozukluklarının da peyroni hastalığına sebep olduğunu düşündürmektedir. Vitamin E eksikliği, propanolol, metotrexat gibi bazı ilaçların uzun süreli kullanımı, diyabet, gut hastalığı, uzun süreli sigara kullanımı ile idrar yollarına yapılan cerrahi girişimlerin hastalığı tetiklediği de iddia edilmektedir.

Peyronie hastalığı nasıl teşhis edilir?

Peyronie hastalığının teşhisinde hikaye ve üroloğun yaptığı fizik muayene yeterlidir. Hikaye alınırken; hastalığın ortaya çıkış zamanı ve şekli (kronik ya da akut), hastalığın ilerleme şekli, kullanılan ilaç ve alışkanlıklar değerlendirilmektedir. Seksüel hikayede; hastanın ereksiyon sağlamada herhangi bir zorluğunun olup olmadığı sorgulanmaktadır. Fizik muayene sırasında penis üzerinde plak muayenesi yapılarak plağın boyutları değerlendirilmektedir.

Peyronie hastalığının seyri nasıldır?
Peyroni hastalığı, belli bir süre devam eden bir tür yara iyileşme bozukluğu olarak düşünülebilmektedir. Gerçekte bu hastalık iki evrede sınıflandırılmaktadır:

Akut inflamasyon evresi: Yaklaşık olarak 6 ay ile 18 ay arasında devam eder ki bu sırada hasta ağrı şikâyetinin devam ettiğini söylemektedir. Peniste plak vardır ve hafif bir eğrilik söz konusudur.

İkinci dönem ya da kronik evre: Artık hastalığın oturmuş olduğu, peniste belirgin bir eğriliğin bulunduğu, sertleşme probleminin yaşandığı ve plağın boyutunun değişmediği dönemdir.

Peyronie hastalığı nasıl tedavi edilir?

Tedavi seçiminde hastalığın hangi dönemde olduğunun bilinmesi önemlidir. Çünkü hastaların yüzde13’ünde belirtilerin kendiliğinden kaybolabildiği, bununla beraber yüzde 50’sinde ise instabil dönemde hastalığın ilerlediği bildirilmektedir. İlaç tedavisinin yanı sıra cerrahi tedaviler ve penil protez uygulanabilmektedir.