Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon - Tıbbi Bölümlerimiz - Kent Sağlık Grubu | 0 850 222 53 68
Yükleniyor..

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Kent Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümümüzde serebrovasküler sorunlar, yanıklar, dekübit yaraları, uzuv kayıpları, total eklem protez sonrası hareketin yeniden kazanılması, iskelet sistemi problemleri ve nöromusküler problemler ile ilgili tedaviler uygulanmaktadır. Fizik tedavi hizmetleri, hastalardan gerekli öykü alınması ve fizik muayene sonrası mekanik veya elektronik aletler, sıcak-soğuk, ışık, su, elektrik ve ses dalgaları kullanımı yapılan tedaviler ile egzersizler, rehabilitasyon uygulamaları, masaj ve manipülasyonlar yardımı ile yapılmaktadır. 



Beceri Kazanma ve Hayata Geri Dönüş Terapisi

Hayata ve işe dönüş terapisi; hastanın hayatını idame ettirmesini sağlayacak giyinme, yemek yeme ve kişisel temizlik gibi fonksiyonlarını geri kazanması ve bu işleri yapmasına engel olabilecek kavrama ve algılama gibi düşünce bozukluklarının tedavisi ile ilgilenir. Bunun yanı sıra, bir uzvun fonksiyonel kullanımını arttıran ve kontraktür gelişimini önleyen, ortez-protez ve atel temini ve orientasyonunu sağlar. 

Spesifik olarak, hastanın günlük aktivite ve hareket becerilerinin kazanılması, algı terapisi,  bağımsız hareketi artıracak cihaz seçimi ve koordinasyonu; nöromüsküler eğitim ve değişikliklere adaptasyon için rehberlik gibi konularda hizmet verilir. Bu hizmetler, yatan hasta ve poliklinik hastalarına tüm yaş gruplarında sağlanır.

Beceri kazanma ve hayata geri dönüş terapisi, Kent Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü'müz bünyesinde uzman 1 fizyoterapist ve 1 yardımcı personel ile hastalara sunulmaktadır.

Ergonomi

Ergonomi, daha önce “kişinin işe uyumu” için gerekli düzenlemeler iken, artık bugün “kişinin işe, işin de kişiye uyumu” olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla ergonomi kurallarına uymak, artık her zamankinden daha önemlidir. Çoğunlukla yapılan iş azaltılamayacağına göre; yumuşak doku zedelenmesini önlemek için vücudun en az zedelenecek şekilde işe adapte edilmesi ve ergonomi kurallarına uyulması önemlidir.

Ergonomik bir çalışma ortamı nasıl olmalıdır?

Ergonomik bir çalışma ortamı için; koltuk, monitör ve klavyenin yeri, çalışma anındaki  bakış  pozisyonu, ayak ve  kolun konumu önemlidir. Çalışırken, en uzun zaman otururken harcanır. Oturma, bel içi basıncın en fazla olduğu pozisyonlardan birisidir. Otururken, belin nötral şeklini korumalı, beli destekleyecek koltuklar kullanılmalıdır. Uygun bir koltuk; beli, sırtı, bacakları ve kolları desteklemelidir. Sırt desteği, 100-110° açılanmaya izin vermeli, oturma kısmı yükseklik ayarlı ve bacaklarda daha az kontak sağlayacak şekilde konkav yüzeyli olmalıdır. Koltuk ve masa, yapılan işe, çalışanın vücut yapısına ve boyuna uygun yükseklikte olmalıdır. Masanın, dirsek yüksekliğinin hizasında olması uygundur. 

Oturuş pozisyonu, sık sık değiştirilmelidir. Uzun süreler aynı pozisyonda oturmak; anatomik sorunlara, şekil bozukluklarına ve ortopedik hastalıklara yol açabilir. Bu açıdan 40 dakikadan daha fazla aynı pozisyonda sabit oturulmaması gerekir. 

Bilgisayara yanlış bakış açısı, mesafe, oturma bozukluğu ve uzun süre aynı konumda durmak da baş, boyun, sırt, bel ve omuz bölgesi ağrılarına, hareketlerde tutukluğa, erken yorulmaya ve krampa neden olur.

Sırt, bacaklar ve dizler arasında dik açılı bir oturuş sağlanmalıdır. Bu şekilde iskelet ve kas sisteminde oluşabilecek rahatsızlıklar önlenmiş olur. 

Başın geriye doğru tutulmaması gerekir. Aksi halde boyun kaslarında yorulma ve kireçlenme gibi sorunlar oluşur. 

Sırt, dümdüz geriye yaslanmalı ve monitöre doğru bakılmalıdır. Eğer aşağı veya yukarı bakılıyorsa, koltuğun ekranla aynı düzlemde olmasına özen gösterilmelidir. Bu şekilde duruş da düzelecektir.  

Bilekler, dirseklerden biraz daha aşağıda olmalıdır. Böylece “karpal tünel sendromu” önlenmiş olunur.  

Klavye kullanımı veya masa başında yanlış pozisyonda çalışmak, kamburluğa neden olabilir. Otururken dik durmaya özen gösterilmelidir.  

Fizik Tedavi Yöntemleri

Fizik tedavi kapsamında sıklıkla yararlanılan tedavi yöntemleri; egzersiz, ısı (sıcak tedavisi), soğuk tedavisi, masaj ve elektrik akımı, hidroterapidir.
 
Egzersiz


Fizik tedavide en sık uygulanan tedavi şeklidir. Eklemdeki hareket seviyesi artırılır ya da kasların kasılıp gevşemesi sağlanır. Kasların güçlenmesi gerekiyorsa hastaların aktif egzersizler ile kaslarını çalıştırmaları gerekir. Egzersiz tedavisi, genellikle eklem hareketini kısıtlayan durumlarda, felçlerde, soluk alma bozukluklarında kullanılır. Hareketler, fizik tedavi uzmanı kontrolünde egzersiz cihazlarıyla hastaya yaptırılır. Bu yönde bilgilendirilen ve eğitilen hastalar düzenli olarak kendi başlarına doktorun önerdiği hareketleri yapabilirler. 


Isı (Sıcak Tedavisi)


Genellikle tedavi edilen bölgede ağrıyı azaltıcı ve dolaşımı düzenleyici etkisi nedeniyle ısı kullanılır. Kan akımını, sinir iletim hızını, tendon ve kollajenin uzama kabiliyetini artırır. Eklemlerdeki sertliği ve ağrıları azaltır. Kısa dalgalı radyasyon, diatermi akımları, infrared lambalar, ultrason dalgaları, sıcak nemli kompresler, sıcak su, erimiş parafin mumu aracılığıyla ısı uygulanır. 


Soğuk Tedavisi


Soğuk tedavisi; ödemi, ağrıyı ve kas tonusunu azaltmak, kas spazmını çözmek amacıyla kullanılır. 


Masaj 


Dolaşımı düzenlemek, ağrıyı veya kas spazmını azaltmak amacıyla masajdan yararlanılır. Masaj daha çok eller, bazen de mekanik cihazlar veya girdaplı su ile uygulanır. 


Lazer


Fizik tedavide düşük yoğunluklu ve ısıtıcı etkisi bulunmayan lazer; genellikle dolaşımı hızlandırmak, kollajen sentezini artırmak ve doku iyileşmesini hızlandırmak amacıyla kullanılır. 


Ultrason


Kas, tendon ve kemik gibi derin dokularda ısınmayı sağlamak ve böylece ödemli dokularda ödemi azaltmak ve iyileşmeyi hızlandırmak amacıyla kullanılır. Ayrıca ultrason, dokulardaki sıvının hareketini sağlayan mikromasaj etkisi de oluşturur. 


Hidroterapi


Egzersiz için uygun hidroterapi ortamında ödem tedavisi ve egzersiz amacıyla kullanılan bir yöntemdir. 


Elektrik Akımları


Kaslara uygulanan düşük akımlar ile kasılma sağlanabilir. Zayıflamış kasların alıştırılması ve sinirlerin sağlam olup olmadığının belirlenmesinde yararlanılır. 


Aralıklı Pnömatik Kompresyon Tedavisi


Kan dolaşımını düzenlemek, ödem ve lenfödem tedavisi amacıyla uygulanır. 


Traksiyon


Çekme kuvvetiyle yumuşak dokuların gerilmesi ve eklem yüzeyleriyle kemik yapılarının birbirinden ayrılması amacıyla kullanılır. Genellikle omurga rahatsızlıkları ve fıtık tedavisinde yararlanılır. Ancak; kemik erimesi, kireçlenmeye bağlı bel fıtığı, omurgada kırık, omurilik basısı, enfeksiyon ve tümör varsa uygulanmaz.