Bu içeriği ortalama 4 dakikada okuyabilirsiniz.

Hashimoto Hastalığı

Hashimoto tipi tiroit bezi iltihabı veya tıptaki adıyla ‘’Hashimoto tiroiditi’’, bağışıklık sisteminin bir bozukluğu sonucu ortaya çıkar. Nedeni tam olarak bilinmemektedir. 1912 yılında Japon bilim adamı Akira Hashimoto tarafından tanımlandığı için bu ad verilmiştir. Hashimoto tipi tiroit bezi iltihabı, tiroit bezi yetmezliğine (hipotiroidi) yol açan bir  hastalıktır. Diğer bir ifadeyle, tiroit bezi yetmezliğinin en önemli nedeni Hashimoto tipi tiroit bezi iltihabıdır. Bu hastalık, otoimmün hastalıklarından biridir. Otoimmün hastalıklarda vücut kendi dokusunu yabancı doku olarak algılayıp onu yok etmek ister ve vücut içinde bir savaş oluşur. Hashimoto tiroiditinde de vücut tiroit bezini yok etmek ister. Vücudumuz tiroit bezini yok etmek için çok miktarda anti-TPO antikoru ve anti-tiroglobulin antikoru üretir. Bu antikorlar tiroit bezine bağlanarak tiroit hücrelerini harap ederler. Bu arada tiroit bezine birçok iltihap hücresi birikir. İltihap sonucu tiroit hücreleri tahrip olarak azalınca da bez küçülür ve hormon yapacak hücre kalmaz ve sonunda tiroit hormon yetmezliği ortaya çıkar. Bu hastalarda yıllar içinde tiroit bezi gittikçe küçülür. Başlangıçta ufak bir guatr ve kanda anti-TPO antikor yüksekliği varken TSH, T3 ve T4 hormonları normaldir. Daha sonra zaman içinde hastalık ilerledikçe önce başlangıç halinde tiroit yetmezliği (sadece TSH yüksek, fakat T3 ve T4 normal) sonra tam tiroit yetmezliği (TSH yüksek, T3 ve T4 hormonları düşük) gelişir.

 

kent hastanesi alsancak bayraklı tıp merkezi endokrinoloji tiroid

 

Hashimoto hastalığı başlangıcında tiroit bezinde büyüme yani guatr vardır; daha sonra tiroit bezi yavaş yavaş devam eden harabiyet nedeniyle yıllar içinde küçülerek sanki yok olur. Ailesel özellik gösterir. Aynı ailenin üyelerinde sık görülür. Hashimoto tiroiditi olan hastalarda kuvvetli bir genetik geçiş vardır ve bu hastaların birinci dereceden akrabalarında tiroid antikorları (anti-TPO ve anti-tiroglobulin) yüksek olarak bulunur ve hastalık ailenin diğer üyelerinde de sıklıkla ortaya çıkar. Bu nedenle Hashimoto tiroiditi varsa ailenin diğer üyelerinde de tiroit tetkikleri yapılmalıdır. 

 

Hashimoto tiroidit sıklığı, ABD ve Japonya gibi iyot alımının yüksek olduğu ülkelerde yüksektir. Ülkemizde de toplumun % 2’sinde görülmektedir. Hashimoto hastalarının % 95’i kadındır. Tüm yaşlarda ortaya çıkarsa da 30-50 yaş arasında sıktır. Kadınlarda erkeklere göre 15-20 kat daha fazla görülür. Ergenlik çağındaki kızlarda sıklığı % 0.8-1.6’dır. Anti-TPO antikorunun kanda yüksekliği yaşla birlikte artar ve 70 yaş ve daha büyük kadınların % 33’ünde bu antikor yüksek olarak bulunur. Anti-TPO ve anti-tiroglobulin antikorlarının ve sadece TSH’nin yüksek olduğu kadınlarda tiroit bezi yetmezliği yani tiroit hormon azlığı her yıl % 5 oranında gelişir. Çoğu hastanın hiçbir şikâyeti yoktur. Bazı hastalarda küçük bir guatr ve anti-TPO antikor yüksekliği vardır. Bazen tiroit bezi yetmezliği (tiroit hormon yetmezliği-hipotiroidi) ile doktora başvururlar. Yaş ilerledikçe Hashimoto’lu hastalarda hipotiroidi (tiroit bezi yetmezliği) sıklığı artar. Hashimoto’lu hastalarda lastik sertliğinde bir guatr vardır. Çok nadiren tiroit bezi sert olabilir. Tiroit bezinde ağrı veya hassasiyet yoktur. Genellikle tiroit büyümesi sessiz olur ve şikâyet bulunmaz. Bu hastalar doktora genellikle guatr nedeniyle veya tiroit hormon azlığının neden olduğu halsizlik, bitkinlik, el ve yüzde şişme, ses kalınlaşması gibi şikâyetler nedeniyle başvururlar. 

 

Hashimoto tipi tiroit iltihabını yok edecek bir tedavi şekli veya hastalığı tamamen ortadan kaldıracak bir tedavi yolu yoktur. Yapılan tedavi sadece guatr ve tiroit bezi yetmezliği varsa onun tedavisi şeklinde olur. Guatrı olan veya tiroit bezi yetmezliği olan kişilerde tiroit hormon ilaçları ile tedavi yapılır ve ilaç dozu serum TSH düzeylerini normale getirecek şekilde doktor tarafından ayarlanır. Hipotiroidi olmasa bile guatrı olan Hashimoto hastaları tiroit ilacı tedavisinden fayda görür ve guatrları küçülür. Hashimoto tiroiditli olguların çok azında hastalık kendiliğinden düzelebilir.