Kemik İliği Nakli Merkezi - Kent Sağlık Grubu | 0 850 222 53 68
Yükleniyor..

Kent Sağlık Grubu
Kemik İliği Nakli Merkezi

Kent Hastanesi,
Kök hücre, kök hücre dondurma ve aferez alanında deneyimli hematoloji uzmanı profesör ve doçentlerden oluşan kadrosu ve konusunda tecrübeli sağlık profesyonelleriyle uluslararası standartlarda Kemik İliği Nakli hizmetlerini vermektedir.

GENEL BİLGİ EKİBİMİZ MERAK ETTİKLERİNİZ HASTALARIMIZ
Kemik İliği Tarihçesi

“Khimere” komşusunun topraklarını fethetmek üzere kurgulanmış mitolojik kahramandır. Kemik iliğini naklinin ana teması da fethetmeye dayanır. Hastalıklı hücrelerin yerine sağlıklı kök hücrelerin yerleşmesi ve çoğalması istenir. Bu hücreler ya hastanın kendi veya kardeşinin sağlıklı ana, yani kök hücreleridir. 19. yüzyılda anemik (kansızlığı olan) hastalara kemik iliği ve dalak yedirildiği veya kas içine kan enjekte edildiği bilinmektedir. İnsanlık; ABD’nin New Mexico’da yaptığı nükleer denemelerden sonra görülen kemik iliği yetmezliği konusunda çaresiz kalmasa,  kemik iliği nakli belki de hala bilinmiyor olabilirdi. 1959 yılında Yugoslavya’da meydana gelen reaktör kazasında bir kısım işçide kemik iliği yetmezliği gelişmişti. Hastalardan birine canlı dalak ve karaciğer hücreleri nakledilmiş ancak hasta kanama nedeniyle ölmüştü. 6 hastaya Fransız doktor Mathe tarafından kemik iliği nakli yapılmıştır. 1977 yılı ise kemik iliği naklinde dönüm noktası olmuştur. Dr E. Donnal Thomas ve grubu 1977 yılında 100 akut lösemi tanısı konulan hastaya yapılan nakil sonuçlarını Dünya Hematoloji camiasının en ünlü ve prestijli olan Blood dergisinde yayınlamıştır. Dr. E. Donnal Thomas bu başarısını 1990 yılında Nobel Ödülü ile taçlandırmıştır. Bu hastalardaki başarının en önemli nedeni nokta doku grubu uygun hastalardan nakil yapılması olmuştur.


O günden bu günlere çok öneli gelişmeler olmuştur. Hastalar için daha iyi şartlarda hastane odaları kurulmuş, daha etkin, daha az toksik ilaçlar bulunmuş, daha eğitimli doktor, hemşire ve yardımcı sağlık personelleri yetişmiş ve en önemlisi destek tedavilerdeki ilerlemeler olmuştur.

Kent Hastanesi Kemik İliği Nakli Merkezi
Kent Hastanesi, kök hücre, kök hücre dondurma ve aferez alanında deneyimli hematoloji uzmanı profesör ve doçentlerden oluşan kadrosu ve konusunda tecrübeli sağlık profesyonelleriyle uluslararası standartlarda Kemik İliği Nakli hizmetlerini vermektedir. Tüm odalar tek kişilik olup refakatçilerin de hastalarına eşlik edebilme imkanları bulunmaktadır. Odaların tümü toz ve mikroplardan arındırılmış temiz hava sağlayan dünya standartlarında HEPA filtrelerle (High E cieny Particulate Air-Yüksek etkinlikte parçacık tutucu filtre) donatılmıştır. Merkezimizde hastalara sunulan nötropenik (mikroplardan arındırılmış) diyet başta olmak üzere tüm diyet çeşitleri, içerik ve kalite standartları yönünden deneyimli diyetisyen tarafından sürekli olarak denetlenmektedir. Uzman psikologumuz nakil öncesi ve sonrasında hastalara gerekli psikolojik destekte bulunmaktadır. Kemoterapi ve diğer ilaç uygulamalarında ilaç saklama ve hazırlama esasları için bir eczacı merkezimizde hizmet vermektedir. Standart sertifikası (JCI) olan hastanemizde, hastalarımızın kemik iliği nakli tedavi olanakları bütünüyle sağlanmış durumdadır.
Kan Nedir ?
Kan vücutta kalp ve damarlardan oluşan "dolaşım" sistemi içerisinde dolaşan plazma ve kan hücrelerinden oluşan özel sıvıdır.
Kan kabaca plazma dediğimiz sıvı ve şekilli elementlerden oluşur. Pıhtılaşması engellenmiş olan bir tüp kan santrifüj edilirse altta alyuvarlar ve üstte plazma olmak üzere iki ana kısma ayrılır. Arada kan pulcukları (platelet-trombosit)  ve akyuvarlardan oluşan çok ince bir hat kalır, bu hatta " buffy coat" adı verilir.
 

Plazma kanın yaklaşık % 55’ini oluşturur. Plazma içerisinde; su, proteinler ve diğer suda çözünen maddeler bulunur.

Kan;

• Albumin gibi proteinler, aşılama sonrasında vücut tarafından oluşturulan antikorları da içine alan antikorlar (poliovirus antikorları gibi) ve pıhtılaşma faktörlerinden,
• Hormonlardan,
• Demir, kalsiyum, magnezyum, sodyum ve potasyum gibi minerallerden,
• Folat ve B12 gibi vitaminlerden.
Plazma içinde yüzen hücreler alyuvarlar, trombositler ve akyuvarlardan (nötrofiller, eozinofiller, bazofiller, monositler ve lenfositler) oluşur.
Kök Hücre
Kök hücre (Stem Cell, Ana hücre) 
—Çoğalma,
—Kendini yineleme ve idame ettirme,
—Farklılaşmış dokulara özgü hücreleri oluşturabilme,
—Hasarlanmış dokuyu tamir edebilme yeteneklerine sahip hücrelerdir.

Genel Tanımlar: Kök  Hücreler farklılaşma kapasitelerine göre ya da elde edildikleri kaynağa göre sınıflandırılabilir.
 
1-Totipotent Kök Hücre: Embriyonik ve plasenta gibi embriyonik olmayan  hücrelere dönüşebilen kök hücrelerdir. Fertilize yumurta buna bir örnektir.
 
2-Pluripotent Kök Hücre: Bütün embriyonik hücrelere dönüşebilen ancak “totipotent” ve ve non-embriyojenik hücrelere dönüşemeyen kök hücrelerdir.
 
3-Multipotent Kök Hücre: Özelleşmiş hücre gurupları oluşturulabilen kök hücrelerdir.
 
4-Projenitör Kök Hücre: Tek tip kök hücre tipi  oluşturabilen kök hücrelerdir.
Hemotopoetik Hücre
Vücudunuzdaki kan hücrelerinin tümü hematopoetik kök hücreler denen, genç (olgunlaşmamış) hücrelerden oluşur. (Hematopoetik sözcüğü “kan oluşturan” anlamına gelir.) Her ne kadar bunlara genellikle “kök hücreler” denilse de bu hücreler klonlama ve diğer çeşit araştırmalara konu olan embriyonik kök hücrelerle aynı değildir. Tüm kan hücrelerini ve immün sistem hücrelerini oluşturan, multipotent özellikte hücrelerdir.
Kan Kök Hücresi

Kan Kök Hücresi Nerede Yapılır ?
Kemik iliği kan hücrelerinin yapıldığı süngerimsi dokudur. Kemiklerin merkezindeki boşlukta bulunur. Yenidoğanlarda tüm kemiklerde aktif kemik iliği vardır. Birey genç erişkinliğe ulaştığında el, ayak, kol ve bacak kemiklerinde sarı ilik bulunur ve kan yapımı durmuştur. Sırt kemikleri (vertebralar), kalça ve omuz kemikleri, kaburgalar, göğüs kemiği ve kafatası erişkinlerdeki kan hücrelerinin yapıldığı kırmızı kemik iliğini içerir. Kemik iliği, hücre açısından çok zengin ve deriden sonra vücudun en büyük organıdır.

Kök Hücreler Nasıl Tanınır?
Kan hücreleri değişik yöntemlerle tanınabilir. Akış sitometrisi denilen bir yöntemle bu hücreler üzerinde bulunan, tanımlayıcı yüzey belirleyicilere göre hazırlanmış monoklonal antikorlarla boyanarak sayılabilirler.

Flow sitometride bu hücreler CD34 (4) ve Lin-; Thy-1lo, Dr-,  CD38(+) olarak saptanırlar.

Kan Kök Hücreleri sadece kemik iliğinde mi bulunur?
Kan kök hücreleri sadece kemik iliğinde değil, daha az miktarda da olsa çevresel kanda da bulunurlar. Bunlara çevresel kan kök hücreleri denir. Günümüzde değişik ilaçlarla, kemik iliğinden kana geçen kök hücre sayısını artırmak ve bunları toplamak mümkündür.
Hastalığınızı ve Tedavinizi Anlamak
Hastalığınızı Anlamak
Eğer siz veya bir sevdiğiniz kan ve kemik iliğindeki hücrelerin bozulması ile meydana gelen lösemi, lenfoma, miyeloma, immün hastalık ya da genetik bir hastalığa yakalanmış ise, öncelikle hastalık ve bunların tedavileri  hakkında daha iyi bilgi sahibi olmanız gerekir.

Tedavinizi Anlamak
Kemik iliği, periferik veya kordon kanı kök hücre nakli; ciddi kan, bağışıklık sistemi veya genetik bozukluğu olan hastalarda bir tedavi seçeneğidir. Doktorunuz aynı zamanda aşağıdaki diğer seçeneklerden de bahsedebilir:
 
Kemoterapi: Lösemi, lenfoma, miyelom ve diğer hastalıkları tedavi için sıklıkla ilaçlar kullanılır. Kemoterapi bazen hastayı kök hücre nakline hazırlama amaçlı da kullanılabilir.
 
Radyasyon (Işın) Tedavisi: Kanser hücrelerini tahrip etmek için kullanılan tedavidir, bazen hastayı kök hücre nakline hazırlama amaçlı da kullanılabilir.
 
Kan transfüzyonları (kan verme): Alyuvar veya trombositleri çok düşük olan hastalara bu hücrelerin verilmesidir.
 
İmmünoterapi: Hastalıkla mücadele için bağışıklık sisteminin elemanları kullanılan tedavi şeklidir.

Diğer Tedavi Seçenekleri
Doktorunuzun önereceği tedavi hastalığınıza dayanır. Aynı zamanda genel sağlık durumunuz, yaşınız ve diğer koşullar da etkilidir. Değişik doktorlar farklı önerilerde bulunabilir. Bu nedenle ikinci veya üçüncü bir görüş almak isteyebilirsiniz.
Doktorunuzla Karar Verme
Tedavinizde nasıl aktif rol alırsınız?
Bazı kişiler benzer hastalığı ve tedavisi olan kişilerle konuşmak isteyebilir. Lütfen her kişinin deneyiminin eşsiz olduğunu hatırlayın. Diğer kişilerden duyduğunuz veya internetten okuduğunuz bilgileri doktorunuza sorup kontrol edin. Sizin durumunuzdan çok farklı olabilir.
Aşağıda nasıl önemli bilgilere ulaşabileceğiniz ve bilgilenmiş seçimler yapabileceğinize dair öneriler vardır:
 
—Hastalığınız hakkında bilgi edinin, yazılı bilgi isteyin.
—Tedavi seçeneklerinizi öğrenin. Mevcut tüm seçenekleri aktarıp aktarmadıklarını öğrenin. Tedavi seçenekleriniz ile ilgili doktora soracağınız soruların bir listesini saşağıda bulabilirsiniz:
 
Doktorlara sormanız gereken sorular;
 
—Hangi tedaviyi öneriyorsunuz, niçin?
—Bu tedavinin amacı ne?  Belirtileri kontrol etmek mi? Uzun dönemli remisyon mu? Öyleyse ne kadar uzun? Hastalığımın iyileşmesi mi? Aynı hastalığı olan kaç hasta tedavi ettiniz? Başka tedavi seçenekleri var mı?
—Tedavinin olası risk ve yan etkileri nedir?
—Risk ve yan etkileri en aza indirmek için ne yapılabilir?
—Tedavi sırasında işe/okula devam etmek mümkün mü?
—Tedavi sırasında hangi hareketlerden kaçınmalıyım?
—Tedavi ne kadar sürecek?
—Tedavinin işe yaradığını nasıl anlayacağız?
—Tedavi işe yaramazsa diğer seçeneklerimiz neler?
—Tedavi için uygun olan klinik denemeler biliyor musunuz?
—Ne zaman bir nakil öneriyorsunuz?
—Beklemek ya da önce başka bir tedavi denemenin riski nedir?
Donör ( Verici )

Donör (Verici)
Kemik İliği naklinde, hastaya kök hücrelerini veren kişiye donör adı verilir. Bir kişinin donör olabilmesi için hastayla doku grupları dediğimiz HLA uyumunun olması şarttır.

Allojenik nakil: Uyumlu vericinin önemi
Bir allojenik naklin başarısında bağışıklık sistemi önemli rol oynar.  Bağışıklık sistemi normalde bakteri veya virüs gibi vücutta yabancı bulduğu her şeyi yok ederek sağlıklı kalmamızı sağlar. Normal çalışan bir bağışıklık sistemi başka insanlardan gelen hücreleri de yabancı olarak algılar.

Verici ile alıcı arasındaki yakın bir doku tipi uygunluğu yoksa hastanın bağışıklık sistemi yeni kök hücrelerini yabancı olarak algılayarak onları yok eder. Buna verilen kök hücrelerin (gretfin) reddi denir ve verilen hücrelerin başarısız olmasına yol açabilir. Nakil öncesi tedavi (kemoterapi ve/veya radyasyon tedavisi) ile bağışıklık sisteminin büyük kısmını yok edildiği için bu durum nadirdir.
Oluşabilecek diğer bir sorun da verici hücrelerin kendi bağışıklık hücrelerini yaptıklarında, oluşan yeni hücrelerin hastadaki hücreleri yabancı olarak algılayarak kendi yuvalarına karşı düşman haline getirebilmeleridir. Bu tip saldırıya graft-versus-host hastalığı dendir. Verilen kök hücreler nakil yapılan kişinin vücuduna saldırır. Bu nedenle mümkün olduğunca en uygun verici bulunabilmesi için her türlü çaba gösterilir.

Diğer donör faktörleri
Doktorunuz sizin için birden fazla olası yetişkin donör bulursa, içlerinden birini seçmek için diğer faktörler dikkate alınacaktır.
 
 Doktorunuz ayrıca bir donörün;
- cinsiyetine
- yaşına
- kan grubuna
- boyuna
- kilosuna
- donör kadınsa kaç kez gebelik geçirdiğine
- donörün sitomegalovirüs (CMV) testinin pozitif çıkıp çıkmadığına da bakabilir.  
 
Allojenik kök hücre naklinde; Uygun bir eşleşmenin bulunması
Binlerce olası farklı HLA doku tipi kombinasyonu mevcuttur. Bu da tam bir eşleştirmeyi zorlaştırabilir. HLA antijenleri kalıtsal geçiş gösterir. Bir verici aranmasına genellikle hastanın kardeşlerinden başlanır, bunlar mümkünse anne-babaları aynı olan kardeşler olmalıdır. Bir kardeşin tam uygunluk gösterme şansı (anne ve babanızdan her ikinizin de aynı HLA antijenlerini almış olma olasılığı) yaklaşık 4'te 1'dir.
Bir kardeşten iyi bir uygunluk elde edilemezse, araştırmalar iyi bir uyum sağlama olasılığı düşük olan anne-baba, yarı kardeşler (ana veya babası bir kardeşler) ve teyze, hala, amca, dayı ya da kuzenler gibi uzak akrabalara doğru ilerletilir. (Artık eşler, akraba olmayan diğer kişilerden daha iyi birer verici adayı olarak görülmemektedir.) Hiçbir akraba uygun bulunmazsa, araştırma akraba dışı uyumlu olup olmadığına doğru genişletilir.

Allojenik kök hücre naklinde; HLA önemlidir, çünkü hasta ile vericinin doku uyumu;
- Başarılı bir nakil şansını arttırır.
- Engrafmana katkıda bulunur. Engrafman, nakledilen hücreler gelişmeye başlayıp yeni kan hücreleri yapmaya başlayınca olur.
- Graft-versus-host hastalığına (GVHD) bağlı riskleri azaltır. GVHD, nakledilen ilikteki veya kordon kanındaki (nakledilen) bağışıklık hücrelerinin alıcının vücuduna (ev sahibi) saldırması durumda yaşanır.
Otolog ve Allojenik Kök Hücre Nakli

Bu tip nakilde, hastalığınız düzeldikten sonra kendi kök hücreleriniz toplanır. Kök hücre hücreleriniz kemik iliğinizden ya da kanınızdan alınarak ayrıştırılır ve daha sonra dondurulur. Yüksek doz ilaç ve ışın tedavisi gördükten sonra bu hücreler tekrar vücut ısısına döndürülerek size geri verilir.
Otolog kök hücre naklinin bir avantajı kendi hücrelerinizin kullanılmasıdır. Bu da bağışıklık sisteminizin verilen hücreleri reddetmeyeceği veya verilen hücrelerin vücudunuza saldırmayacağı için daha az problem yaşanır.
Olası bir dezavantaj ise kök hücreler alınırken kanser hücrelerinin de alınıp daha sonra vücudunuza geri verilmesidir. Bunu önlemek için size hastalığını yenecek ilaçlar verilir.
Bu tür nakil başlıca bazı lösemi(kan kanserleri) ve lenfomalarla (lenf bezi kanseri) multipl miyelomun (kemik iliği kanseri) tedavisinde uygulanır. 
 
Otolog kök hücre naklinin uygulandığı hastalıklar;
 · Multipl miyelom
· Non-Hodgkin lenfoma
· Hodgkin hastalığı
· Akut miyeloid lösemi
· Otoimmune hastalıklar (sistemik lupus eritematozus, sistemik skleroz) 
· Amiloidoz

ALLOJENİK KÖK HÜCRE NAKLİ NEDİR
Hasta ile doku grupları uyumu olan kardeş veya kardeş dışı vericilerden alınan kök hücreler verilir. Verici çoğu kez ailenin bir üyesidir. Bu da genellikle kardeşlerden biridir. Ailenizde uygun bir kişi yoksa kök hücre bankası aracılığıyla başka biri de verici olabilir. Buna akraba dışı uygun verici nakli denilir. Yeni doğan bebeklerin plasentasından ve göbek kordonundan alınan kan allojenik nakil için yeni bir kök hücre kaynağıdır. Kordon kanı olarak adlandırılan bu kan örneğinde yüksek sayıda kök hücre bulunur. Ancak kordon kanındaki kök hücre sayısı iri erişkinler için genellikle yeterli olmaz, bu nedenle kordon kanı daha çok ufak erişkinler ve çocuklar için kullanılabilir.
Allojenik kök hücre naklinin avantajı verici kök hücrelerinin kendi bağışıklık hücrelerini oluşturmasıdır, bu da yüksek doz tedavi sonrası geride kalabilecek kanser hücrelerinin yok edilmesine yardımcı olur. Sağlıklı vericilerden alınan kök hücreler de kanser hücresi içermezler.
Yine de, allogenik kök hücre nakillerinin birçok olası çekinceleri mevcuttur. Vericiden alınan bağışıklık hücrelerinin hastanın vücuduna saldırabilmesidir. Bu duruma graft-versus-host (verici dokunun alıcıya karşı reaksiyonu) hastalığı denir. Ayrıca vericiler nakilden önce test edilseler bile, verici hücrelerden gelebilecek bazı enfeksiyonlar açısından çok küçük bir risk mevcuttur.  Daha yüksek olan risk ise sizde zaten bulunan veya bağışıklık sisteminizin baskılanması nedeniyle oluşabilecek enfeksiyonlardır. Bu enfeksiyonlar genellikle allojenik nakilden sonra su yüzüne çıkarlar, çünkü bağışıklık sisteminiz bağışıklığı baskılayan ilaçlar tarafından kontrol altına alınmıştır (baskılanmıştır). Bu enfeksiyonlar ciddi sorunlara, hata ölüme bile yol açabilirler.
Allogenik nakil en çok bazı lösemi ile lenfoma türlerinde ve miyelodisplazi gibi diğer kemik iliği hastalıklarında uygulanır.
Singeneik kök hücre nakli; Bu özel bir tür allojeneik nakildir, çünkü verici doku tipinin alıcıyla aynı olduğu tek yumurta ikizidir. 
 
Allojeneik HKHT yapılan bazı hastalıklar
 
·          Akut miyeloid lösemi
 
·          Akut lenfoblastik lösemi
 
·          Kronik miyelositer lösemi
 
·          Kronik lenfositer lösemi
 
·          Miyeloproliferatif hastalıklar
 
·          Miyelodisplastik sendrom
 
·          Multipl miyelom
 
·          Non-Hodgkin lenfoma
 
·          Hodgkin hastalığı
 
·          Aplastik anemi
 
·          Saf alyuvar aplazisi
 
·          Paroksismal noktürnal hemoglobinüri
 
·          Fankoni aplastik anemisi
 
·          Talasemi majör
 
·          Orak hücre anemisi
 
·          Şiddetli kombine immün yetmezlik
 
·          Wiskott-Aldrich sendromu
 
·          Hemofagositik lenfohistiyositoz

Miyeablatif Tedavi
Miyeablatif tedavide temel amaç; hastaya kök hücre verilmeden önce  hastalığın yüksek kemoterapi ve veya radyasyon tedavisiyle yok edilmesidir.

Kemik iliği diğer bir çok dokuya göre daha hassas olduğundan daha düşük dozlarda bile baskılanabilir. Allojenik nakilde çoğu zaman siklofosfamid+busulfan ya da total vücut  ışınlaması yapılabilir. Bu tedavi aynı zamanda vücuttaki savunma sisteminin baskılanmasına da yardımcı olur.
Dozu Azalmış Tedavi Nedir ?
Diğer tip allojenik nakil bazen “mini nakil” olarak da adlandırılır. Standart nakil öncesi tedavi kişinin vücuduna ağır gelen bir işlemdir. Bazı hastalar bu tedaviyi kaldırabilecek kadar sağlıklı ya da güçlü değildirler. Azaltılmış yoğunlukta nakillere da mini-nakil de denir. Bu hastalar için bir seçenektir. Standart allojenik nakille karşılaştırıldığında, bu nakilde hasta nakil için hazırlanırken daha az kemoterapi ve/veya ışın tedavisi görür.

· Azaltılmış yoğunluktaki nakiller daha çok standart nakilleri kaldıramayan hastalara uygulanır.

· Organları iyi çalışmayan hastalar.Bu gruba kalp hastalığı gibi sağlık sorunları olanlar ve önceki tedavilere bağlı olarak organları hasar görmüş olan hastalar girer.

· Daha önceden bir ya da iki kez nakil yapılmış olan hastalar.

· Hastalıklarının evresinden dolayı veya genel olarak sağlıkları kötü olduğu için standart nakli tolere edemeyen diğer hastalar.
Kök Hücre Kaynakları
Kemik İliği
 
Kemik iliği kök hücrelerden zengin olduğu için kök hücre nakillerinde ilk kullanılan kaynak olmuştur. Pelvis (leğen) kemikleri en fazla kemik iliğini içerir ve bunlarda yüksek sayıda kök hücre bulunur. Bu nedenle, kemik iliği naklinde en çok leğen kemiğinden alınan hücreler kullanılır. Fazla sayıda sağlıklı kök hücre toplayabilmek için yeteri kadar iliğin alınması gerekir. Kemik iliği nakli için, vericiye genel anestezi uygulanır. Toplanan ilik filtre edilir, özel solüsyon içeren torbalara konur ve sıvı azot içinde dondurulur. İlik kullanılacağı zaman normal ısıya getirilir ve tıpkı kan naklinde olduğu gibi alıcıya verilir. Kök hücreler alıcının kemik iliğine giderler. Bu hücreler zamanla alıcının kemik iliğine yerleşerek kan hücrelerinin yapımına başlarlar. Yeni kan hücrelerinin belirtileri hastanın yaklaşık 2-4 hafta içinde yapılan kan tahlillerinde ölçülebilir.
 
Periferik Kan 
 
Normalde kanda çok az sayıda kök hücre bulunur. Ancak nakil için hücre toplanmadan önce vericilere büyüme faktörleri denen ve hormona benzeyen maddeler verilerek kök hücrelerinin daha hızlı büyümesi ve kemik iliğinden kana geçmesi sağlanır. Periferik kan kök hücre nakli için, kök hücreler kandan alınır. Kateter vericinin toplardamarlarından birine yerleştirilerek diğer ucuyla özel bir makineye bağlanır. Vericinin kanı bu makinede dolaştırılarak kök hücreler ayrıştırılır ve sadece bu hücreler alıkonur.  Kanın kalan kısmı vericiye geri döner. Bu işlem saatler sürer ve yeteri kadar kök hücre elde edebilmek için birkaç gün tekrarlanması gerekebilir. Kök hücreler filtre edilerek torbalara konur ve hasta hazır olana dek dondurulur.
Hasta kemoterapi ve/veya radyasyon tedavisi gördükten sonra, kök hücreler kan naklinde olduğu gibi damardan yavaşça verilir. Kök hücreler kemik iliğine doğru giderek oraya yerleşir ve daha sonra büyüyerek yeni, normal kan hücreleri yapmaya başlarlar. Yeni hücreler, kemik iliği hücrelerinin kullanıldığı nâkile göre hastanın kanında genellikle birkaç gün daha geç görülmeye başlarlar, bu da 10–20 gün içinde gerçekleşir.
Nakil Sonrası Yaşam

Dönüş İçin Evinizi Hazırlama
Nakil merkezinden ayrılmadan önce aileniz veya arkadaşlarınız, dönüşünüz için evi hazırlamalıdır. Temizlik yapabilirler veya ev içindeki yaşantınız için gereken değişiklikleri yapabilirler. Bu değişikliklerin başlıca amacı sizi enfeksiyonlardan korumaktır.

Evinizi temizleme
Eviniz veya daireniz, siz nakil merkezinden eve dönmeden önce iyice temizlenmelidir. Ailenizin veya arkadaşlarınızın izlemesi gereken adımlar arasında şunlar yer almaktadır:

• Halıları ve yerleri yıkama
• Perdeleri, jalûzileri ve mobilyaları temizleme
• Klima ve ocak filtrelerini değiştirme
• Hava nemlendiricilerini kapatma
• Kapı ve pencereleri kapalı tutma
• Canlı veya kurutulmuş çiçekleri kaldırma

Bu esnada evde herhangi bir yeniden düzenleme yapmamalısınız. Eski halılar kaldırıldığında veya duvarlar açıldığında havaya çok miktarda mantar yayılabilir. Binaların yeniden düzenlendiği yerlerde veya inşaat şantiyelerinde aspergillus denen yaygın bir mantar sıkça görülmektedir. Aspergillus mantarı ciddi enfeksiyonlara yol açabilir.

Çocukların bakımı
Çocuklar sıklıkla soğuk algınlığı ve benzeri enfeksiyonlar geçirir ve bu enfeksiyonlar, sizin bağışıklık sisteminiz düzelene kadar hayati tehlike oluşturabilir. Göz önünde tutulması gerekenler arasında şunlar yer almaktadır:
• Bakıcı ayarlama. İyileşme süresince çocuklara bakamayabilirsiniz.
• Genellikle sizinle birlikte yaşayan çocukların kreşe gönderilmemesi tavsiye edilir, çünkü burada çok sayıda çocuk hastalığına maruz kalırlar.
• Okula giden çocukların eve getirdiği hastalıkların bulaşma riskini azaltma.
• Çocuklarınızın bağışıklığına önem verme. Sizin bağışıklık sisteminiz zayıfken çocuklara canlı aşı yapılmamalıdır.

Ev işlerini yaptırma
Enfeksiyon riski altında olduğunuz sürece çevrenizdeki kişilerden evdeki bazı işleri yapmalarını istemeniz gerekecektir. Bazı ev işleri, enfeksiyona neden olan bakterilere, virüslere veya mantarlara maruz kalmanıza neden olabilir. Kaçınmanız gereken işler arasında şunlar yer almaktadır:

• Bahçe işleri, örneğin bahçe düzenleme, çim biçme veya yaprak süpürme. • Bitkilerin bakımı—ev içindeki bitkilerle veya çiçek toprağıyla temasa neden olacak her tür iş.
• Toz alma, süpürme ve hatta havada toz olduğu sırada odada bulunma.
• Marangozluk veya evde onarım projeleri.
• Çok fazla toza maruz kalmanıza neden olacak her tür işten veya çiftlikte yaşıyorsanız ahırdan uzak durun.
• Manav alışverişi, getir-götür işleri ve kalabalık içinde kalmanıza neden olacak halka açık alanlara kalabalık olmayan saatlerde gidebilirsiniz.

El yıkama ve misafirler
Enfeksiyonların yayılmasını engellemek için sizin ve çevrenizdekilerin yapabileceği en önemli şey sık sık el yıkamaktır.

• Dışarıdan eve geldiğiniz her seferde ellerinizi yıkayın.
• Evinize gelen herkesten gelir gelmez ellerini yıkamalarını isteyin.
• Tuvaleti kullandıktan, bebek bezi değiştirdikten, bir hayvana dokunduktan veya burnunuzu temizledikten sonra ellerinizi yıkayın.
• Yemek yemeden veya pişirmeden önce ellerinizi yıkayın.
Ayrıca, her gün yumuşak sabunla duş veya banyo yapmak da enfeksiyonları engellemeye yardımcı olabilir. Eğer santral venöz kateter veya kateter takılmışsa, nakil merkezinde size bunlara nasıl bakacağınız ve çevresinde gelişen enfeksiyon belirtilerini nasıl gözlemleyeceğiniz anlatılacaktır 
Ayrıca, diğer insanlarla temasta da dikkatli olmanız gerekecektir. Evinize gelen toplam misafir sayısını sınırlandırmanız gerekecektir. Enfeksiyon riskiniz yüksek olduğu sırada, en iyisi sadece birkaç kişinin ziyaret etmesidir. Ayrıca, arkadaşlarınızdan ve ailenizden, herhangi bir hastalık semptomu yaşadıkları sırada (ateş, öksürük, boğazda ağrı, burun akması, vs.) veya son birkaç gün içinde hasta birisiyle temas etmişseler sizi ziyaret etmemelerini isteyin. Son dört hafta içinde canlı aşı yapılmış çocuklar da sizden uzak durmalıdır. Kapınıza hatırlatıcı olarak bir not asabilirsiniz.
Enfeksiyon belirtilerini izlemeye devam etme
Enfeksiyon belirtileri görürseniz, derhal kök hücre nakil ekibinize haber verin. Enfeksiyonların hızla tedavi edilmesi önemlidir. En yaygın enfeksiyon bölgeleri şunlardır:
• Santral venöz kateterin vücuda girdiği yer,
• Ağız, boğaz,
• İdrar yolları,
• Makat bölgesi,
• Kan ve akciğerler
Nakilden bir veya iki yıl sonra bile bağışıklık sisteminiz tamamen güçlenmemiş olabilir. Hala enfeksiyon önleyici ilaçlar almanız gerekebilir. GVHD koruyucu tedavi alan hastaların bağışıklık sistemi, daha uzun süre zayıf kalabilir.

YEME SORUNLARINI DÜZELTMEK İÇİN NELER YAPILABİLİRSİNİZ
 
Yeme Sorunu
Yönetme Şekli
Aç hissetmeme
•   Büyük ve az öğün yemek yerine gün içinde birkaç küçük öğün yemeyi deneyin.
•   Gün içinde daha aç hissettiğiniz belli zamanlar varsa daha çok yemeyi deneyin.
•   Yiyebildiğiniz zamanlarda protein ve kalori açısından yüksek besinleri seçin.
•   Sıvı veya toz halindeki besinleri deneyin.
•   Yiyemeseniz bile yeterli sıvı almaya çalışın.

Ağızda ve gırtlakta acılık
•   Sıcak yemekler yerine ılık veya soğuk olarak hazırlanan yiyecekleri yiyin.
•   Ağzınızı daha az rahatsız edecek yumuşak gıdaları deneyin. Örneğin, sütlü, kremalı çorbalar, patates püresi, peynirli makarna.
•   Süzme peynir, yoğurt, karpuz, jöle veya dondurma gibi soğuk yiyecekleri deneyin.
•   Ağzınızı irrite edebilecek yiyeceklerden kaçının. Bunların arasında turunçgiller veya suları, domates sosu, baharatlı ve tuzlu yemekler veya çiğ sebze, tost veya kraker gibi kuru gıdalar yer almaktadır.
•   Doktorunuzdan, ağrıyı hafifletecek ilaçlar vermesini isteyin.

Ağızda kuruluk
•   Sık sık su için.
•   Limonata gibi çok tatlı veya mayhoş gıdaları ve içecekleri deneyin, bunlar ağzınızın sulanmasına yardımcı olabilir.
•   Yiyeceklere sos, salça veya terbiye ekleyin.
•   Şekersiz akide şekeri, sakız, kırık buz veya buzlu şeker
•   Yapay tükürük ürünü kullanma konusunda doktorunuzla veya dişçinizle görüşün.

Farklı tat veya koku alma - yiyeceklerden metalik veya acı tat alma veya tat alamama
•   Baharatlı yiyecekler ve mayhoş yiyecekler gibi daha güçlü aroması olan gıdaların daha cazip olup olmadığına bakın.
•   Tavuk, hindi veya yumurta yiyin. Böyle bir sorunu olan insanlar, bu yiyecekleri, kırmızı etten, örneğin biftekten daha lezzetli bulur.
•   Yiyeceklerden metalik tat alıyorsanız plastik çatal kaşık kullanın.

Bulantı ve kusma
•   Doktorunuza, yardımcı olabilecek ilaçları sorun.
•   Tost, kraker, pirinç, konserve şeftali veya berrak sıvılar gibi, midede kolay hazmedilen yiyecekleri deneyin.
•   Yağlı veya güçlü aroması veya kokusu olan yiyeceklerden uzak durun.
•   Daha sık ve küçük öğünler halinde yiyin.
•   Sıvıları pipet yardımıyla yavaşça için ve gün boyunca küçük miktarlar halinde tüketin.

Diyare
•   Bol sıvı tüketin.
•   Daha sık ve küçük öğünler halinde yiyin.
•   Yağlı yiyeceklerden uzak durun.
•   Kepek, tam tahıllı ekmek ve çiğ sebze gibi yüksek lif içeren yiyeceklerden uzak durun.
•   Şu yiyecekleri deneyin: yoğurt, süzme peynir, pirinç, erişte, hafif fıstık ezmesi, beyaz ekmek, muz, konserve meyveler, derisi alınmış tavuk veya hindi, yağsız et veya balık (ızgara ya da fırında, kızartma değil).

Laktoz duyarlılığı
(vücudunuz laktoz adı verilen süt şekerini sindiremiyor)
• Nasıl düşük laktozlu bir diyet izleyebileceğinizi bir diyetisyenle görüşün.

CİLT BAKIMI NASIL YAPILMALIDIR
Nakilden sonra bir süre için cilt renginiz yama halinde veya tümden açılabilir veya koyulaşabilir. Bunun nedeni kemoterapi veya ışın tedavisi olabilir. Bu değişiklik zaman içinde ortadan kaybolacaktır. Cildiniz kuru veya hassassa, banyo veya duş yaptıktan sonra cilt losyonu sürün. Doktorunuz özel bir losyon yazabilir veya reçetesiz alabileceğiniz bir losyon tavsiye edebilir. Cildinizde kızarıklık belirtisi veya herhangi bir değişim görürseniz doktorunuza bildirin. 

GÜNEŞTEN KORUNMA ÖNEMLİDİR
Cildin fazla güneşe maruz kalması GVHD'yi tetikleyebilir. Nakilden sonrası bazı hastalarda hafif güneş yanıkları bile, yıllarca süren GVHD sorunlarına neden olabilir.

• 30 veya daha yüksek koruyucu faktör içeren güneş koruması kullanın. Cildin kıyafetle kapanmayan tüm bölümlerine sürün. Buna yüz, boyun ve el sırtı da dahildir. Sandalet giyiyorsanız, ayaklarınızın üstlerine de güneş koruması uygulayın.
• Gün içinde dışarı çıkarken geniş kenarlıklı şapka, uzun kollu giysiler ve uzun pantalonlar giyin. Mümkünse gölgede durun.
• Güneşin en güçlü olduğu öğlen saatlerinde dışarıda olmamaya dikkat edin.

Günlük Egzersiz

Düzenli egzersiz iyileşme sürecinin önemli bir parçasıdır. Egzersiz yaparak kas gücünüzü ve hareketini yeniden kazanmak yalnızca fiziksel değil duygusal olarak ta kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacaktır.

Taburcu olduktan sonra aktivite veya egzersiz için dayanma gücünüzün azaldığını hissedeceksiniz. Başlangıçta enerji düzeyiniz düşük ve kendinizi yeterince iyi hissetmediğiniz için günlük rutin egzersizler zor olabilir. Gün içerisinde dinlenme ve egzersiz dönemlerinin her ikisini birlikte planlamanız yardımcı olabilir. Özellikle naklin ilk aylarında aşırı yorucu olamayan egzersizler tercih edilmelidir.

Kronik GVHD İle Yaşama
Akut GVHD olan nakil hastaları kronik GVHD olmaya daha yatkındır, ancak akut GVHD olmayan hastalarda da meydana gelebilir. Akut ve kronik GVHD nakilden sonra farklı zamanlarda oluşur. Bu zamanlar farklılık gösterse de, akut GVHD genellikle nakilden sonraki ilk 100 gün içinde oluşur. Kronik GVHD nakilden sonraki üçüncü ay boyunca veya sonrasında herhangi bir zamanda başlayabilir. Her iki tip de hafif ile hayati tehlike arz etme arasında değişiklik gösterir.
Kronik GVHD'nin belirtileri ve yan etkileri arasında şunlar bulunur:
 
• Ciltte kalınlaşma ve sertleşme
• Kuru, kaşıntılı, dökülen, kırmızı veya hassas cilt
• Ağızda kuruluk veya acılık
• Çürük veya diş eti hastalığı
• Gözlerde kuruluk veya irritasyon
• Katarakt
• Diyare veya hazım sorunları
• Nefes darlığı veya öksürük gibi akciğer sorunları
Gücünüzü Geri Kazanmak İçin Yapmanız Gerekenler
Vücudunuz bağışıklık sisteminizi ve gücünüzü geri kazanmak için çok çalışır. İyileşme sürecinizi sağlıklı seçimler yaparak destekleyebilirsiniz:
 
• Tüm ilaçlarınızı zamanında alın.
• Yeterince dinlenin.
• İyi beslenin.
• Yürüyüş iyi bir seçenektir. 
• Düzenli takip ve bakım için doktorunuza gidin.
• Kişisel mücadele tarzınızı güçlendirin. Kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayan her şeyi yapın. Size iyi hissetmenizi sağlayacak; arkadaşlarla zaman geçirmek, müzik dinlemek, ibadet etmek, yazmak veya resim yapmak gibi işlerinizi yapabilirsiniz.
Cinsel Yaşam
Hastalık ve tedavi süreci; vücut direncinde düşüklük, kanama ve halsizliğe neden olması nedeniyle cinsel hayatta da düzensizlikler yapabilir.          
Transplantasyonun ilk 4 ayında mümkünse cinsel ilişkiden uzak durulmalıdır.
Cinsel ilişki öncesi sıhhi kurallara kesinlikle uyulmalıdır.
Korunma yöntemi olarak prezervatif kullanılmalıdır.    
Eğer hamilelik düşünülüyorsa mutlaka hekimle görüşülmelidir.
Kemik İliği Naklinde Yaş Sınırı ve Engeller

Otolog kök hücre naklinde; 65-70 yaş,
Kardeşten yapılan allojenik kök hücre naklinde, yüksek doz ilaçla; 55 yaş,
Kardeşten yapılan allojenik kök hücre naklinde, azaltılmış doz ilaçla; 65-70 yaş,
Akraba dışından yapılan allojenik kök hücre naklinde, yüksek doz ilaçla; 65-70 yaş,

KİMLER KEMİK İLİĞİ NAKLİNE ALINAMAZ ?

Ciddi böbrek bozukluğu olanlar (Kreatinin 2,8 mg/dl üzerinde olması),
Karaciğer yetmezliği (Kanda bilürübin >3 mg/dl üzerinde olması)
Akciğerde solunum yetmezliği olanlar (Odada akciğer oksijen saturasyonu <70 mmHg olanlar)
Klap yetmezliği olanlar (Ekokardiyografide sol kalbin ejeksiyonu <%4-45 olanlar)
Aktif ve halen devam eden enfeksiyonu olanlar
Genel ve ruhsal durum bozukluğu olanlar
Tedaviyi kendi rızası ile kabul etmeyenler
Trombosit verilmesi sonrası kan değeri düzelmeyen, dirençli hastalar

Profesör Doktor
V. Gürhan KADIKÖYLÜ
Hizmet Verdiği Merkezler
Kök Hücre Nakli Nedir Neden Yapılması Gerekir ?
Kemik iliği ve kanda bulunan kök hücreler, kemik iliği ve kan hücrelerini üreten hücrelerdir. Kök hücreler sağlıklı kardeşlerden, doku grubu uygun vericilerden veya hastaların kendisinden elde edilir. Hastalıkları yenmek için verilen yüksek doz ilaçlara bağlı hastalarda uzun süre kan düşüklüğü olur. Bu sırada hastalar kanama ve enfeksiyondan hayatlarını kaybedebilir. Kök hücre nakli ile bu süre kısaltılarak hastaların riski azaltılır. Ayrıca sağlıklı kan hücrelerinin oluşması sayesinde hastaların hastalıkları geçmiş ve iyileşmiş olur. Bu sayede tam iyileşme ve uzun sureli hastalıksız bir yaşam süresi sağlanır. Asistanlık yıllarımızda 2-3 yıl yaşam süresi olan hastalıklar bu sayede yenilmiş, hastaların yaşam seyirleri değişmiştir. 
Kemik İliği Nakli Nedir ?
Aslında verilen kök hücredir. İlk uygulanmaya başlandığı yıllarda kök hücreler kemik iliğinden elde edildiği için adı öyle kalmıştır. İlk yıllarda ameliyathanede verici genel anestezi ile uyutulup kök hücre alınmaktaydı. Şimdi kök hücreler damardan elde edilip, hastalara verilmektedir.  Kök hücre elde edilen hasta veya sağlıklı kardeşler veya akraba dışı donörlerin aferez cihazı denilen özel makinalarla alınmaktadır. Damarı uygun olmayan hastalara kateter takılarak, aferez ünitesinde televizyon seyrederek kök hücre alınmaktadır. Gayet kolay, genel olarak komplikasyonu olmayan bir işlemdir.
Kök Hücreler Nereden Verilir ?
Kök hücreleri ister kemik iliğinden, isterse damardan elde edilsin, geri verme yolu damardır. Damardan verilen kök hücreler kendine uygun çevreye bulup yerleşir. Bu çevrede kemik iliğindedir. Dolayısı ile damardan verilen kök hücreler kemik iliğine yerleşir ve yeniden kan üretmeye başlarlar.
Otolog Kök Hücre Nakli Nedir ?
Hastanın kendisinden kök hücrenin alınıp kendisine geri verildiği nakile denir. Hastanın hastalığı tedavi edildikten sonra sağlıklı kök hücreler toplanır ve sıvı azotta (-196 derece Santigrat) dondurulur.  Kök hücre toplansıktan sonra, kalan hastalığı yenmek için yüksek doz ilaç verilir. Hastanın dondurulan kök hücreleri tekrar geri hastanın kendisine verilir. Ortalama 20 gün geçtikten sonra yeni kan hücreleri oluşmaya başlar. Hasta sonra kontrole gelmek üzere taburcu edilir. 
Hangi Hastalıklara Otolog Kök Hücre Nakli Uygulanır ?
Bugün Dünyada en sık Multipl miyelom ve lenfomaların tedavisinde kullanılmaktadır. Lenf bezi kanserlerinin bazı tiplerinde neredeyse standart tedavi yöntemi olmuştur. Böbrek yetmezliği, kemik kırıkları ve bağışıklık sisteminin bozukluğuna yol açıp hastaların ölümüne neden olabilen multipl miyelom hastalığının tedavisinde en önemli aşamadır.  Ayrıca doku uygun kardeş veya akraba vericisi olmayan akut kan kanserleri (lösemiler) için alternatif tedavi yöntemidir. 
Otolog Kök Hücre Naklinde Hangi Komplikasyonlar Görülür ?
Hastalarda kullanılan ilaçlara, hastalığa ve kan hücrelerinin düşük olduğu döneme ait problemler görülür. İlaçlara bağlı; geçici saç dökülmesi, bulantı, kusma, idrarda kanama, karaciğerde ve böbrekte bozukluklar olabilir. Hastlarda bunların olmaması için damardan sıvı, ilaç verilerek tedbirler alınır. Kan hücrelerinin düşük olduğu dönemde kanama ve enfeksiyonlar görülür. Bu dönemde hastaların ateşi çıkabilir. Hastalar kan hücreleri çıkıncaya kadar mikropsuz ve kısıtlı girişin olduğu odalarda tutulur. Hastalara antibiyotikler, alyuvar ve trombosit içeren ışınlanmış kan ürünleri verilir. Bu komplikasyonlar genellikle geçici olup, hastanın kan hücreleri çıkmaya başladıktan sonra düzelir. 
Allojenik Nakil Nedir ?
Hastaya, doku grubu uygun kardeş veya akraba dışı vericiden toplanan kök hücrelerin verilmesine denir. Kardeşler arası doku grubu uygun olma oranın genellikle %30 civarındadır. Bu nakilde kan grubunun aynı olması şart değildir. Farklı kan grubu olan hasta ile verici olabilir. Önemli olan doku grubu uyumudur. Hastalar tedavi olduktan sonra sağlıklı vericiden kök hücreler toplanır, bu sırada yüksek doz kemoterapi alan hastaya toplanan hücreler verilir. Ortalama 20 gün geçtikten sonra yeni kan hücreleri oluşmaya başlar. Hasta sonra kontrole gelmek üzere taburcu edilir. Allojenik nakilde verilen kök hücrelerin reddedilmemesi için hastlara bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar verilir. Bu nedenle uzun sure enfeksiyona yatkın olurlar.
Hangi Hastalıklara Allojenik Kök Hücre Nakli Uygulanır ?
Dünyada ve ülkemizde en çok akut lösemi denilen kan kanserlerine uygulanır. Özellikle yetişkinlerde görülen, Akut Miyeloblastik Lösemi denilen kan kanserlerinin standart tedavisidir. Kemik iliği yağlanması ile seyreden ve hastaların kan değerlerinin düşüklüğü ile giden aplastik aneminin hayat kurtarıcı tedavisi olmuştur. Akdeniz anemisi hastalığı (Talasemi major), orak hücreli anemi, bağışıklık sistemi yetmezliği ve paroksismal nokturnal hemoglobinüri gibi kalıtsal ve sonradan oluşan kan hastalıklarının tedavisinde en önemlidir.
Allojenik Kök Hücre Naklinde Hangi Komplikasyonlar Görünür ?
Hastalarda kullanılan ilaçlara, hastalığa ve kan hücrelerinin düşük olduğu döneme ait problemler görülür. İlaçlara bağlı; geçici saç dökülmesi, bulantı, kusma, idrarda kanama, karaciğerde ve böbrekte bozukluklar olabilir. Hastlarda bunların olmaması için damardan sıvı, ilaç verilerek tedbirler alınır. Kan hücrelerinin düşük olduğu dönemde kanama ve enfeksiyonlar görülür. Bu dönemde hastaların ateşi çıkabilir. Hastalara antibiyotikler, alyuvar ve trombosit içeren ışınlanmış kan ürünleri verilir. Hastalar kan hücreleri çıkıncaya kadar mikropsuz ve kısıtlı girişin olduğu odalarda tutulur. Bu komplikasyonlar genellikle geçici olup, hastanın kan hücreleri çıkmaya başladıktan sonra düzelir. 

En önemli komplikasyon vericinin hücrelerinin yerleşmesi sonucunda, alıcının dokularının etkilenmesi sonucunda görülen Graft versus host hastalığıdır. Bu amaçla hastalar uzun sure bağışıklığı baskılayan ilaçlar kullanır. Bu sırada enfeksiyonlardan korunmak için temizlik kursallarına dikkat edilir. 
Hangi Durumlarda Bizi Aramalısınız ?
  1. Ateşiniz 38 derece üzerine çıkarsa,
  2. Geçmeyen şiddetli kemik ağrılarınız ortaya çıkarsa,
  3. Aksırma, öksürme, ses kısıklığı, 
  4. İdrar yaparken yanma, sık sık idrara çıkma, 
  5. Kasık bölgenizde yara, akıntı, koku, kanama, 
  6. Deride döküntü, kabarıklık, kırmızılık, morarma, 
  7. Ağız içinde yara, renk değişikliği, diş eti sorunları, 
  8. Makatta ağrı, kanama, 
  9. Baş dönmesi ve ağrısı, 
  10. Vücudunuzda; özellikle el ve ayak tabanında döküntü veya kızarıklık olmaya başlarsa, 
  11. İshal ve kusma şikâyetleriniz olursa,
  12. İdrar yaparken yanma ve kanama olursa, gözlerde kuruluk şikâyeti başlarsa, 
  13. Normalden uzun süren ve aşırı miktarda adet kanaması olması durumunda, Doktorunuzun önerdiği ilaçlar dışında önerilen hiçbir ilaç ya da bitkisel maddeyi kullanmayınız.
Kök Hücre Nasıl Toplanır, Vericilere Hangi Testler Yapılır ?
Hasta veya donörlere katater takılır. Kök hücreyi kemik iliğinden çıkarıp damarlarda dolaşmasını sağlayan kemoterapi ilaçları veya onların hızlı artmasını sağlayan ilaçlar verilir. Uygun zamanda aferez cihazı denilen, onları tanıyıp ayırt eden cihazlarla kök hücreler hastadan veya vericiden toplanır. Hemen kullanılacaksa dondurmadan hastaya verilir., sonra kullanılacaksa dondurarak saklanır. 


NAKİL ÖNCESİ HASTALAR VE KÖK HÜCRE VERİCİLERİNE HANGİ TESTLER YAPILIR?
Hasta ve vericiler; kan, idrar, akciğer, kalp, karaciğer, sarılık, enfeksiyon tetkikleri yapılır. Bunların sonuçlarına göre karar verilir. Hastanın Diş muayenesinde çürüğü vb problemleri varsa tedavi edilir. Özellikle akciğer, kalp hastalığı yönünden araştırılır. Karaciğer ile ilgili sorunları çözülür. Hastanın pskolojik açıdan uygun olup olmadığına bakılır. Gerekli destek tedavileri uygulanır. Hasta kök hücre nakli hakkında bilgilendirilir. Hasta kendi rızası ile kabul ettikten sonra hastalığına ve durumuna göre tedavisine başlanılır. 
Mustafa Karaman

İzmir Kent Hastanesi Kemik İliği Nakli Merkezi açıldı. Böylece İzmir Kent Hastanesi Organ Nakli Programı’na karaciğer ve böbrekten sonra kemik iliği nakli de eklenirken, merkeze hasta kabulü başladı. İlk otolog kök hücre nakli Mustafa Karaman (52) adlı hastaya gerçekleştirildi. Özel izolasyonlu, 10 odalı merkezde hematologlar Prof. Dr. İsmet Aydoğdu ve Doç. Dr. Özcan Çeneli’nin yönetiminde özel eğitimli ve deneyimli bir ekip görev yapıyor. Lösemi, lenfoma, anemi gibi hastalıklarla mücadele eden hastalar için “ikinci hayat” adresi olacak merkezde allojenik (kardeş, aile ya da akraba dışı donörden yapılan nakil) ve otolog nakiller (hastanın kendi kök hücrelerin kullanılması) gerçekleştirilecek. Karaciğer ve böbrek nakillerinde de olduğu gibi hastalar kemik iliği kök hücre naklyi tedavisi için hiçbir ücret ödemeyecek.
Gülveşin Akar

Aydın’ın Sultanhisar ilçesinde oturan 50 yasındaki Gülveşin Akar’a 26 Aralık 2015 tarihinde lösemi tanısı koyuldu. Akar, yeni yıla kanser olduğunu öğrenerek, büyük bir üzüntü ve çaresizlik içinde girdi. Kök hücre naklinde hastanın kardeşlerinin uyumlu çıkıp donör olabilme olasılığı yüzde 30’u geçmezken, 8 kardeşi olan Akar’ın şans yüzüne güldü. Akar’a erkek kardeşlerinin en küçüğü Resul Demir tam uyumlu çıktı. Demir’den alınıp dondurulan hücreler uygun zamanda Akar’a nakledildi. 4 çocuk annesi Gülveşin Akar, kötü günleri geride bırakmanın sevincini yaşıyor.
Fadıl Yavuz

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde yaşayan, 8 çocuk 3 torun sahibi Fadıl Yavuz’a 2009 yılında İzmir Eğitim Araştırma Hastanesi’nde Multipl Miyelom (Bir kemik iliği kanseri tipi) tanısı koyuldu. Yavuz, burada kemoterapi gördü, tedavi ve kontrolleri yapıldı. Ancak iki yıl kadar sonra kemik iliği kök hücre nakli olması için Ege Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Hematoloji Profesörü Filiz Büyükkeçeciler’in hastası olan Yavuz’dan kök hücre toplandı ve otolog nakil yapıldı. 4 yıl önce gerçekleşen nakilin ardından kendini çok iyi hissedip bir daha doktora da hastaneye de gitmediğini belirten Yavuz, 2015 yılı başlarında hastalığının ilk başındaki benzer belirtiler üzerine telefonla doktorunu aradı. Doktorunun “zaman kaybetmemesini” istediği Yavuz İzmir Kent Hastanesi Kemik İliği Nakli Merkezi’ne başvurdu. Prof. Dr. Filiz Büyükkeçeciler ve Prof. Dr. Gürhan Kadıköylü tarafından yapılan tetkikler sonucunda Yavuz’un hastalığının nüksettiği ortaya çıktı. Yeniden nakil kararı verildi. 4 yıl önce dondurulmuş, yedekte bekleyen kök hücreleri Yavuz’a nakledildi. Aynı süreçleri bir daha yaşamadan yedek kök hücreyle yeniden nakil olmanın mutluluğunu yaşayan Yavuz, “Çok şanslıyım, aynı süreçleri bir daha yaşamadım, belki hiç hücre de toplanamayabilir, durumum zora girebilirdi. İlk nakilde olduğu gibi bundan da iyi sonuç alacağımıza inanıyorum ve tüm doktorlarıma, hemşirelerime teşekkür ediyorum.” dedi.
Halil Sevinç

Çanakkale Lapseki’de yaşayan Halil Sevinç (64) emekli, 2 çocuk ve 3 torun sahibi. 4 yıl önce lösemi tanısı koyuldu. Tedavi için İstanbul GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi’ne gitti, geldi. Nakil için İzmir Kent Hastanesi’ne başvuran Sevinç’e oğlu Fatih Sevinç donör oldu. Oğul Sevinç’ten alınan kök hücreler donduruldu, zamanı geldiğinde de baba Sevinç’e nakledildi.
Hasan Pekçetin

Gut tedavisi gören Manisalı Hasan Pekçetin, (68) halsizlik, yorgunluk, kemiklerde ağrı şikayetiyle İzmir Kent Hastanesi Romatoloji Polikliniği’ne başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda kansızlık ve protein eksikliği belirlenen Pekçetin, Hematoloji Bölümü’ne yönlendirildi. Doktorumuz, Pekçetin’e multipl miyelom tanısı koydu. Kemoterapiye başlanan iki çocuk babası emekli bankacı Pekçetin için kök hücre nakli kararı alındı. 29 Haziran 2015 tarihinde nakil yapılan Pekçetin, 9 Temmuz 2015’te taburcu olurken, Kent Hastanesi’nde kendini evinde gibi hissettiğini belirtti, doktor ve tüm çalışanlara teşekkür etti.